Sena

Sena
@Zsenakrts
ist. üni. cerrahpaşa tıp
hatay
419 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
"çoktandır herşeyim uzakta vakitli vakitsiz aynalara bakıyorum dönüyorum bir daha bakıyorum bir kadın gelse ayaklarıma kapansa ölse daha önce yitirdiğim bir vakit aklıma geliyor dönüyorum bir daha bakıyorum örneğin defneler parkta yahut lâz kirazları güneş vurmuş çıplak sokaklar kat kat evler duvarlara oyulmuş kadersiz heykellerin patlak gözleri su kurbağaları gelip geçen bir çizgi gözlerimden ince bana birşeyler hatırlatmaya uğraşıyorlar ama hatırlar mıyım benim aklım var öyle birşey yok elbet hatırlamam lâz kirazının da kırmızı balıkların da çabası boşuna ne varsa şurada var diyorum dönüyorum oraya bir daha bakıyorum sanıyorum ben yanında değilken dalgınken yahut yahut sevişmezken yahut ölürken dünya kalleşçe değişiyor uzaklaşıyor namussuzca kaçıyor ya onu tutuyorum ya ardından koşuyorum telâşla işte ya öyle sanıyorum şaşarsınız" Turgut Uyar Dünyanın En Güzel Arabistanı
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Son de­rece yumuşak başlı bir yaratılışım vardır. Arzularım şunlar: Mütevazı bir kulübe, sazdan dam ama iyi bir yatak ve iyi yemek, tazecik süt ve tereyağı, pencerede çiçekler, kapının önünde birkaç güzel ağaç; ve yüce tanrı beni tam anla­mıyla mutlu kılmak istiyorsa, bu ağaçlarda şöyle altı-yedi düşmanımın sallan­dığını görme sevincini tattırır bana. Ölmelerinden önce, müteessir bir halde, ba­na yaşamda çektirmiş olduklarının hepsini affedeceğim – evet, insan düşman­larını affetmelidir, ama ancak onlar asıldıktan sonra." Heinrich Heine
Edebiyat
Ruhig mag ich Euch erscheinen Ruhig gehen sehn. Gelişini sakince izleyebilir miyim, Gidişini sakince izlerken. Friedrich Schiller
Edebiyat
"İyice düşünülüp kurgulanmış bir kitap değilim, Bir insanım sıradan çelişkileriyle." C. F. Meyer
Edebiyat
Yeniçağın dahisi ve faust
Egon Friedell, başyapıtı sayılan Yeni­çağ'ın Kültür Tarihi'nde (Kulturgeschichte der Neuzeit), çağların sıradan insanlarca yaşandığını, ama ancak dahiler tarafından 'özetlenebildiğini' söyledikten sonra, Sha­kespeare, Cervantes ve Goethe'nin adlarını bu dahilerin ilk sırasında anar. Friedell'in Yeniçağ'ın Kültür Tarihi'nde Faust üzerine kaleme aldığı şu satırlar, Goethe'nin evrenselliğinin de çarpıcı bir göstergesi niteliğindedir: "Goethe'nin Faust adlı eserinin olağanüstü yanı, Yeniçağ'ın bir kültür tari­hi niteliğini taşımasıdır. Faust, yolculuğuna bir mistik olarak başlar ve bu yolculuğu bir politikacı olarak ta­mamlar. Faust, modern insanın kendini binlerce maske­nin ve kostümün ardında gizleyen tüm baştan çıkma yol­larını, alkolikliği, cinselliği, dünya sancısını, üstün-insan olma tutkusunu yansıtır; bu arada Faust, aynı zamanda örnek bir doyumsuzdur; olup bitenleri bir bütünde bir­leştirme çabası ise hep boşunadır. Faust'un trajedisi, Ye­niçağın insanının trajedisidir; akılcılığın, kuşkuculuğun, gerçekçiliğin trajedisidir. Faust'un yanında şeytan yer alır . Ama Mefisto, aslında kötü değildir, sadece neşeli, alaycı, materyalist ve her şeyden önce akıllı biridir ... da­hice benmerkezciliğin en tutarlı temsilcisidir... " "Faust", bilginin iktidarı uğruna ruhunu şeytana sa­tan kişidir. Goethe'nin Faust tragedyasıyla simgelenen evrensel gerçek ise, gerçekte insanın ruhunu, tarihinin başlangıcından bu yana, şu ya da bu amaçlar için hep satmış olduğu gerçeğidir. Günümüz açısından belki de tek değişik sayılabilecek durum, bugünün Faust'unu somutlaştırmak için şeytanı yanına ayrıca koymaya gerek bulunmamasıdır. Çünkü günümüz insanı, insanlığını yitirdiği ölçüde kendi şeyta­nını kendi iç dünyasında yaratmakta sıkıntı çekmemek­tedir. Yarat Ey Sanatçı Johann Wolfgang Von Goethe
Edebiyat