Alper

Alper
Ne aşağıda teselli var, ne yukarıda. Bir tek biz varız. Küçük, kimsesiz, çabalayan, birbiriyle savaşan bizler.
Tanrı'yı anlama çabaları, senin O'nu yumuşatmak için başvurduğun nefis körletmelerinden üstündür. Yalnız Doğru'ya susamışlığımızdır bize değer kazandıran.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İşte, düşüyorsun yine senin her zamanki günahının kuyusuna, tembelliğe. Bilgisizlik kendini büyük görmenin köpüğüdür. "Ben inanacağıma inanmışım, ne diye tartışayım?" der birçokları ve küçümser bilginleri, filozofları, geleneği, giderek bilmedikleri Yasa'nın dediklerini bile. Sen bilgeliği avucunda tuttuğunu mu sanıyorsun?
Edebiyat
İkiyüzlünün birisin sen; yalnızlığa gömülüşün özlediklerini daha taşkınlıkla tadabilmek için! Kendini etlerden, şaraptan, hamamlardan, kölelerden, şanlar şereflerden yoksun bırakıyorsun; ama hayal gücünle öyle şölenler, öyle güzel kokular, çıplak kadınlar, seni alkışlayan kalabalıklar sunuyorsun ki kendine! Kadınsız yaşıyorsun, ama herkesten daha ince, daha sinsice bir düşkünlüğün var kadınlara, dünyayı hor görmen de ona karşı beslediğin kinin güçsüzlüğünden! Senin gibilerin asık yüzlü olmaları bundan geliyor, ya da inançsızlıklarından belki. Gerçeği benimsemek sevinç verir insana. İsa dertli miydi? Dostlar alırdı çevresini gittiği yerde; zeytin ağacının gölgesinde dinlenir, madrabazın da evine girer, şarap üstüne şarap içer, günah işlemiş kadınları bağışlar, bütün dertlere deva getirirdi. Oysa senin, kendi yoksulluğundan başka hiçbir şeye acıdığın yok. Bir vicdan azabı, hırçın bir azgınlık içinde kıvranır gibisin; o kadar ki bir köpeğin okşayışına, bir çocuğun gülümsemesine tekmeyle karşılık verecek duruma gelmişsin.
Edebiyat
İnsan aslında ruh olduğu için ölümlü şeylerden elini eteğini çekmeli! Her eylem alçaltır insanı. Yeryüzüyle ilintim olmasın isterdim, ayaklarımın ucuyla bile!
Edebiyat
Senin rastladığın bütün kadınlar, köşe başlarında, kırmızı fenerlerinin altında şarkı söyleyeninden tut tahtırevanına uzanıp güller yolan eşraf karısına kadar; aralıklardan görür gibi olduğun bütün biçimler, sevişme isteğinin bütün aklına getirdikleri, hepsini iste benden! Bir tek kadın değil, bir dünyayım ben! Giysilerim bir düşmeyegörsün üstümden, ardı ardına ne sırlara erersin bende! Antonius'un dişleri birbirine vurur. Omzuma parmağını bir dokunsan, damarlarında bir ateş dolanır gibi olur. Bedenimin en ufak bir yerini elde etmekle bir ülkeyi fethetmenin sevincinden daha ateşlisini duyarsın! Uzat dudaklarını! Yüreğinde eriyecek bir meyve tadı vardır öpüşlerimin! Ah! Nasıl yitirirsin kendini saçlarımın arasında, göğsümü koklar, her yanıma ayrı bir şaşkınlıkla bakarsın nasıl, yakar seni gözbebeklerim kollarımın arasında, su çevrimlerine kapılmış gibi...