ERDAL DANIŞ

ERDAL DANIŞ
"Herkesin iki hayatı vardır. İkinci hayatı sadece bir hayatı olduğunu anladığı zaman başlar."
Devir değişse ne olur kafa değişmedikten sonra..!
Hangi evde hastalık ortaya çıkarsa orada düğün varmış gibi bütün komşu kadınlar hemen hasta ziyaretine, kendi tabirlerince hatır sormaya koşuyorlar ve "Aa, dostluk bu günde belli olur" nakaratıyla hastanın hizmetinde bulunuyorlar, bardağından içiyorlar, artığını yiyorlar, koynuna girecek gibi yatağına sokuluyorlar. "Aman böyle yapmayınız, tehlikelidir..." diyecek kadar basiretli olanlara, “Hanım, Allah sekizde verdiğini beşte almaz. Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş... Zavallıcık evinde oturup dururken hastalık ona nereden geldi? Hastalık, sağlık Allah'tan... Rabbimin takdiri neyse o olur. Hekimler ne bilirmiş? Kelin merhemi olsa kendi başına sürer. Onlar ölmeyecek mi? Bu sene İspanyol'dan az hekim mi öldü? Ecele çare olmaz. O cahillere uyup da öyle söylemeyiniz. Rabbimin gücüne gider... Ona şirk koşmuş gibi olur” diyorlardı.
Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

ERDAL DANIŞ

, bir kitap okudu
5/10
·43 syf.·
2024 17. kitabı
Sun Tzu
7.4/10 · 49,6bin okunma

ERDAL DANIŞ

, bir kitap okudu
6/10
·68 syf.·
Beğendi
·
2024 16. kitabı
Sabahattin Ali
7.8/10 · 7,8bin okunma
Dermansızlığı arttıkça, ölecek tenha bir yer aramak ihtiyacı da çoğaldı. Bir tek korkusu vardı: Kalabalık bir yerde, mesela bir sokak köşesinde düşüverirse, başına üşüşürler, ifade almaya, itip kakalamaya, götürmeye kalkarlar, onu rahat can vermeye bırakmazlardı. Can çekişirken hırpalanmaktan ödü kopuyordu. Kendisine herhangi bir şekilde yardım edilip kurtarılabileceği düşüncesi kafasından o kadar uzaktı ve dünyada kendisiyle meşgul olabilecek bir insan bulunabileceği ihtimali ona öyle yabancıydı ki, bu bitip tükenmez yürüyüşte onun kütleşen sinirlerini ne bir ümit, ne bir hiddet kıvılcımı harekete getirebiliyordu.
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Değişenin sadece zaman olması...
Galip Hoca artık bu bölgede kalamazdı. Aydın'a doğru harekete geçti. Bu şehir henüz işgal edilmeden orada teşkilatlanmalıydı. Kendisini işgalden kaçan bir hoca olarak tanıtarak, bir camide imamlık yapmaya başladı. Cemaatteki kafa karışıklığı ilk andan itibaren göze çarpıyordu. Kimisi işgal ve katliamları kadınların kısa kolu giyinmesine, kimisi de askerlerin sakal bırakmamasına bağlıyordu. Bir millet, işgal gibi vahim bir musibeti, sakala ve kıyafete bağlıyordu. Bu tablo, millî hislerin neredeyse ölü vaziyette olduğunun açık kanıtıydı.
Sayfa 30 - Masa yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı