Muhtemelen iş hanından enikonu para kazanacak, ama müzayedede bir Hint minyatürü almak, yahut yatla Galapagos Adaları’na seyahat etmek, tayyareyle Capon diyarına uçup Tempuri yemek aklına gelmeyeceği için bu para, kasasını beyhude yere doldurmuş olacaktı. Galiba adam, zenginlik ile refahı aynı şey zannediyordu.
Bakışları yorgundu, çünkü tahsilini Yeni Dünya’nın Baston şehrinde yaptığı için medeniyet denilen illet onu yormuştu. Çarıklı erkan-ı harp, fraklı erkan-ı harp olduğu zaman, kalantor pederi tarafından bu ecnebi memlekete gönderildiğinde, o zamana kadar nimetleri olduğunu gördüğü medeniyetin, aslında tamamen külfet ve çalışmadan ibaret olduğunu anlamıştı.