Hala hakikati kavramaktan yoksun olan insan, hayat denilen bu olağanüstü mucizeyle başa çıkamayınca, kendine bir koruyucu istiyor, kaderini yazacak kudretli bir varlık, ona mutluluğu armağan edecek kutsal bir senarist.
Okumanın statü ve prestij kazanmak için değil,
hakikaten kendini geliştirmek için yapılması gerektiğinin;
okudukça daha çok değil,
daha az bileceğimizin ama zaten amacın da bilinemeyenleri azaltmak değil, yorumlama kabiliyetini artırmak olduğunun altını çizmek.
Halbuki Nuri Ustanın mahallesi, baharın geldiğinden habersiz, erkekleri her akşam iş olduğu için değil, iş olmadığı için, çarşıdan biraz daha geç dönerek, kadınları, kap kap pişirecek yemek olduğu için değil, idare lambasıyla idare etmek için mutfaktan çıkmayarak ve çocukları hırsız polis oyunlarını güneş battıktan sonralara kadar sürdürerek yaşamaktadır.