Yüzyıllar geçecek, insanlar suçu ve günahı bir kenara koyup ayakta kalanın yalnız açlık olduğunu haykıracaklar. Sana isyan bayrağını çekenler bayrağa ‘Karınlarımızı doyur,sonra bizden erdem iste!’ diye yazacaklar.
İntikam alma duygularını uyandıramadığınız insanlar vardır. Onlara ne yaparsanız yapın onlar size sokulup durmayı sürdürür. Fakat sevgileri hiçbir zaman en sıcak noktada olmaz. Bu insanlar iyi bilinse bile aslında kimseyi sevmezler ve kötü olmadıkları için iyidirler. Eğer onların yanında bir dilenciye sadaka verecek olursanız onlar da bir kopek verirler. Aksine, dilenciyi azarlayıp kovarsanız aynısını yaparlar. Dostları da düşmanları da yoktur ama epeyce tanıdıkları vardır.
Maria da kendisine göre bir
başka Herr Döppke bulmuş olabilirdi. Belki de hala bekardı
ve erkekten erkeğe koşarak, «İnanacak adam,. arıyordu.
Herhalde benim çehremin hatlarını bile unutmuş olacaktı.
Kırk yaşından fazla yaşamak aşağılıktır;bayağılık,hatta ahlaksızlıktır! Tüm samimiyetinizle söyleyin, kırk yaşını kim geçer? Ben söyleyeyim:Aptallarla Namussuzlar. Bunu o saygıdeğer ak saçlı ihtiyarların yüzüne de söylerim! Tüm dünyanın yüzüne de söylerim! Buna hakkım var,çünkü ben de altmış yaşına kadar yaşayacağım!