Uzaklarda parıldayan şu yıldızlara baksana. İçlerinde parlak küçük evlerinin camlarını açıp bizleri seyreden melekler var, değil mi? Onlar gökyüzünden dünyayı izliyor. İnsanoğlunun tıpkı kuşlar gibi kanatları olsaydı çok uzak yerlere uçabilirdi. Ama bizim gökyüzüne erişebileceğimiz meşe ağaçlarımız bile yok.
Ama hayat yine de olduğu yerde kalmamıştı. Yaşayış biçimleri durmadan değişmiş, fakat değişiklik dünyamızın jeolojik devreleri gibi duyulmaz bir yavaşlıkla olmuştu. Tıpkı bir dağın yavaş yavaş aşınması ya da denizin yüzyıllar boyunca çekile çekile yeni bir kara parçasını meydana getirmesi gibi..