"Karanlıkta gözlerimi açtığımda ve seni yanımda hissettiğimde, yıldızların üzerimde olmadığına hayret ettim, gökyüzü öylesine yakınımdaydı..
(...)
Hala hatırlıyorum: sen uyuduğunda, senin nefesini duyduğumda, bedenini hissettiğimde ve kendimi sana onca yakın bulduğumda, mutluluktan karanlıkta ağladım..
"Raif... Şimdi ben gidiyorum!" dedi.
"Evet... Biliyorum!"
Trenin hareket saati gelmişti.Bir memur vagon kapısını örtüyordu. Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle fakat tane tane :
" Şimdi ben gidiyorum.Fakat ne zaman çağırırsan gelirim..." dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti
"Nereye çağırırsan gelirim!"
"Dışarı çıkmadan evvel, onu itina ile hazırlıyor, eğildiği zaman öksürük tuttuğu için çoraplarını bile giydiriyordum"
Bir aşk şu cümleden daha naif nasıl anlatılabilir?