Ne kadar acı verirse versin, yaşanan düş kırıklığı, insanı belli bir olgunluğa getiriyor. Sanki kozalarımızdan çıkıyor, yeni şeyler öğrenmeye, bizi zenginleştiren şeyler yapmaya başlıyoruz.
Sabahtan akşama kadar koyun koyuna yatıyorduk. Kumrular gibi kuğurarak. Hiç durmadan doğacak çocuğumuzdan hahsediyorduk. Ve onun yaşayacağı dünyadan. Farklı bir dünya hayal etmek hoşuma gidiyordu. Şaşkınlığımız kadar büyüktü umutlarımız da. Yarınlar ne kadar karanlıksa, yarından ötesi o kadar aydınlıktı.