Sümeyye

Sümeyye
Hayat ilk olarak kendini yok sayanları harcar...
Öğrenci
Üniveriste
202 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·408 syf.··
2023 13. kitabı
Alışılmışın dışında bir aşk hikayesi.. Öyle sürükleyici ve merak uyandıran bir eser ki 400 sayfa olmasına rağmen bir solukta bitireceksiniz eminim. Yer yer çok sinirlendim, yer yer duygulandım ve hatta bir bölümünde kendimi tutamayıp ağladım... Anlatım dili çok güzel bir eser. Hikaye olaylara birinci dereceden şahitlik eden evin dadısı ve hizmetlisi tarafından anlatılıyor sanki Nelly nin yanında onu dinliyor muşsunuz gibi hissediyorsunuz okurken. Bir çocuğu yaşadığı şeyler gördüğü davranışlar nasıl etkiler? Bir insanı nasıl bir hale getirebilir? Bunları öyle ayrıntılı görüyoruz ki kitapta hemde sadece bir kişide değil birçok karakterde bunu gözlemleme şansımız oluyor. Sevgi, kin,nefret,intikam,tutku,gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, aynı zamanda marazi bir aşkım hikayesidir. Sevgiyle kitapla kalın:) "Yaşamınızı laf olsun diye şununla bununla boş yere harcama olanağı bulamadığınızdan, düşünme gücünüzü işletmek zorunda kalmışsınız." - Sayfa 78 - "Alışkanlık denen şeyin zevklerimizi, düşüncelerimizi bu kadar etkilemesi ne tuhaf." - Sayfa 20 - "Ama o kitapların çoğu kafamın içine yazılmış, yüreğime kazınmıştır. Beni onlardan yoksun edemezsin ya!" - Sayfa 360 -
Edebiyat & Roman
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
2023 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 16:00
"-İnsanın bir tutamağı olmalı. -Anlamadım. -Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına."(syf 183). Diyor bay C. hayatını tutunacak bir dal arayarak geçirirken, insanda bir şeylere tutunma isteği uyandırıyor kitap boyunca. "Okuldan suratımda çürükler, tırnak yaralarıyla döndüğüm günler babam, "Görürsünüz, adam olmayacak bu çocuk, derdi. Konuşmazdım. Sevinirdim Babam adamsa ben olmayacaktım."(syf 151) Bir çocuğun nefretini kazanmak, o çocuğa hayatı boyunca unutamayacağı travmalar yaşatmak ve çocuğun hayatı boyunca ona benzememek için çabalamasına, yer yer mutsuzluğuna ,ona benzeme korkusuyla zor bir yaşam sürmesine sebep olmak... Çevremizdeki yaşamları görünce ve kitaplarda da bunlara rastlayınca bir kez daha diyorum ki herkes anne baba olmamalı... Bay C. nin tutunmak için aradığı şey ise en net şu alıntıda kendini gösteriyor: "Ben toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz benimle birlikte düşünen, duyan, seven bir kadın!"(syf 183). Ona bunun imkansız olduğunu söyleyeceklerdi bunu okuyan birçok kişinin de bu imkansız dediği gibi. Nitekim öyle de oldu "-Senin aradığın kadın dünyada yok, dedi. -Var! O olmasaydı ben olmazdım." Bencede vardı her insanın bir tamamlayıcısı her insanın işte bu, arayıp durduğum bu dediği veya diyeceği biri var.! Kitap derin psikolojik tahlillerle ve kişilik analizleriyle dolu. Farklı düşünmeyi, olaylara kişilere ve onların hareketlerine farklı açılardan bakmayı, irdelemeyi seven kişilerin çok seveceği bir kitap,
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2023 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2023 22:45
"Bak, dinle beni. Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim... ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul etmemekte Özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!" "Çölde doğup büyümüş bir insana, daha görmediği nice bereketli, verimli, olağanüstü derecede güzel topraklar olduğu nasıl anlatılabilirdi acaba?" İşte Deborah o çölde doğup büyüyen bir kız, o dünyadan çıkabilmek hiç de kolay olmayacak. Deborah o güzellikleri görebilecek mi? "Kendi yıkımımı kendim yönetiyorum" diyen bir kızın öyküsü, çok kere düşündüren,farklı pencerelerden baktıran,hayatı sorgulatan bir öykü... Hayata farklı açılardan bakmayı seven kişilere kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap. "Yaşamak savaşmak demektir." Deborah büyük bir savaşım veriyor, bir çok şeyle aynı anda savaşmaya çalışıyor, sürekli aklı karışıyor, korkular umutlar, beklentiler... Deborah bu büyük savaşı kazanabilecek mi? Ait olduğu yeri bulabilecek mi? Ve daha bir çok sorunun cevabı bu muhteşem kitapta.. Sevgiyle kitapla kalın.
Edebiyat & Roman
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 5. kitabı
" Asıl mesele inananlar ile inanmayanlar arasındaki fark umursayanlar ile umursamayanlar arasındaki farktır." Demiş Erich Fromm ve bu kitapta yetkeci ve insani dinleri anlatıp çok güzel tespitler yapmış. Gerçekten zevkle okudum, ancak öyle okudum bitti yapacağımız bir kitap değil sindire sindire okumak gerek, her tespiti ayrı ayrı uzun uzun düşünmek istiyor insan. "Gerçek sizi özgürleştirmeli." (Syf.18) İnandığımız gerçek ne? Bu gerçek bizi özgürleştiriyor mu yoksa "Biz keşfetmekten alıkonulmak için inandırıldık." (Syf.19) mi diyoruz sonucunda..? " Büyük keşiflerin çoğu bir şeyin doğruluğunu arama isteğinden doğar" (Syf.23) diyor az ilerde de, okurunu düşünmeye ve gelişmeye itiyor, araştırma ihtiyacı hissettiriyor. Fikirlere, yeni görüşlere ve araştırmaya meraklı kişiler için çok güzel bir kitap.
Edebiyat
Psikanaliz ve DinErich Fromm · Say Yayınları · 20231,419 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2023 4. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar ile ilk tanışmam ve gerçekten şuan bütün kitaplarını okumak istiyorum diyebilirim. Bir yazar düşünün döneminin zihniyetini konuşma tarzını şivesini sorunlarını hepsini sunuyor size. Yer yer güldüren yer yer düşündüren ve sonunda da güzelce eleştiren bir yazar... Eser insanlığın ortak ve en büyük derdini güldürerek düşündürerek bizlere sunmuş. Romanın son bölümünde Hüseyin Rahmi, Türk toplumundaki batıl inancın had safhada olduğundan yakınıyor. "Henüz çoğumuz hayatın özünü anlayamayarak havada saadet, kuyu dibinde cennet arayan, birbirimizden keramet bekleyen, boş şeylere kapılan, vaatlere aldanan saf kimseleriz. Bu dünya henüz büyük komik Molière çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. Insanın mayası hep o maya..." Kahramanımız Ebulfazl Enveri babasından öğrendiği simya ilmini iyice ilerletip biraz aklını kaçırmış diyebiliriz. Tılsımlar, uğurlu vakitler,gizemler, eşref saatleri... Attığı adımı bile uğurlu vakitlere göre ayarlıyor (kendince uğurlu), yanına iki tane yardımcı da alınca ortalık renkleniyor Kirkor ve Agop favori karakterlerim, mükemmel ikili Diyaloglarını okurken çok eğlendim diyebilirim. Gerçekten hiç böyle beklemiyordum aşırı zevk aldım okurken ve en kısa zamanda Hüseyin Rahmi'nin diğer eserlini de okumayı istiyorum. Sevgiyle kalın kitapla kalın kitap dostlarım.
Edebiyat & Roman
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Reklam