Zenji

Bir Bulutmuşçasına Dolaştım Tek Başıma Vadilerin ve tepelerin üzerinde süzülen bir bulutmuşçasına, dolaştım tek başıma. Aniden gölün ardında, bir kalabalığı fark ettim, ağaçların altında. Hışırdayan ve esintiyle dans eden ev sahibini, Altın renkli nergisleri. Durmaksızın parlayan ve ışıldayan yıldızlar gibi Samanyolu’nda, Sonsuza kadar uzanmışlardı bir koy boyunca. Başlarını naifçe sallayarak dans eden, On binlercesini gördüm tek bakışta. Onlarla birlikte dalgalar da dans etti. Ama onlar, Sevinç içinde köpüren dalgalardan uzaktılar. Böylesine bir manzara karşısında, bir şairin hissedebileceği tek şey neşeydi. Diktim gözlerimi, seyrettim. Seyrettim ama çok az düşünebildim, Bu gösterinin bana bahşettiği asıl hediyeyi. Şimdi, ne zaman kederli ve düşünceli bir halde uzansam koltuğuma, Nergislerin dansı düşüverir aklıma. Ve ardından kalbim zevkle dolup taşar, Ve ardından kalbim dans eder onlarla. William Wordsworth
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir inanıyorum, bir inanmıyorum; dürtüler, güdüler, doğrular, eğriler arasında sürekli şaşkınlık içindeyim. William Wordsworth
Edebiyat
Victor Hugo'nun, Muhammed'in ağzından dediği gibi: Yüce savaşların mütevazı meydanıyım ben Bazen yüksek sınıftan bir efendi bazen aşağılardan bir köle gibi Bir beyanım korkutur diğeri muştularken Çöldeki kum ve kuyular gibi.
Edebiyat
"İnsanoğlu var olduğu günden beri, nerede yaşam varsa, orada aynı zamanda yaşamayı mümkün kılan inanç da var olmuştur. İnanç yaşamın anlamıdır; insanın kendini mahvetmesini önleyip yaşamaya devam etmesini sağlayan anlam. Sayesinde yaşadığımız güçtür. Eğer İnsan bir şey için yaşaması gerektiğine inanmasaydı hiç yaşamazdı. Sonsuz bir Tanrı, ruhun tanrısallığı, insan eylemlerinin Tanrı'yla birliği düşüncesi; bunlar insan düşüncesinin sonsuz, gizli derinliklerinde özenle işlenmiş düşüncelerdir. Kendileri olmadan bir yaşamın söz konusu olamayacağı, onlarsız olamayacağım düşüncelerdir," demektedir Tolstoy, "Kendi bireysel aklıma güvenme ve inancın verdiği bu cevapları görmezden gelme hakkım olmadığını, cünkü sorunun tek cevabının bunlar olduğunu görmeye başladım.
Felsefe
Bitmek tükenmek bilmeyen sorgulamalarının peşinden giden Tolstoy her nasılsa bir içgörünün arkasından başka bir içgörüye varmaktaydı. İlk olarak yaşamın anlamsız olduğu şeklindeki inancının sadece bu sonlu yaşamı hesaba kattığının farkına varmıştı. Bir sonlunun degerini bir başkasının içinde arıyordu ve her zaman varılan sonuç, matematikte 0=0 ile sonuçlanan o anlamsız denklemlerden biri oluyordu. Ancak irrasyonel duygu ya da inanç, sonsuzu sunmadığı sürece akıl yürüten zihnin kendi başına gidebileceği nokta budur. Herkes gibi sonsuza inanırsa yaşam tekrar yaşanabilir hale gelir.
Felsefe