Zenji

Victor Hugo'nun, Muhammed'in ağzından dediği gibi: Yüce savaşların mütevazı meydanıyım ben Bazen yüksek sınıftan bir efendi bazen aşağılardan bir köle gibi Bir beyanım korkutur diğeri muştularken Çöldeki kum ve kuyular gibi.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsanoğlu var olduğu günden beri, nerede yaşam varsa, orada aynı zamanda yaşamayı mümkün kılan inanç da var olmuştur. İnanç yaşamın anlamıdır; insanın kendini mahvetmesini önleyip yaşamaya devam etmesini sağlayan anlam. Sayesinde yaşadığımız güçtür. Eğer İnsan bir şey için yaşaması gerektiğine inanmasaydı hiç yaşamazdı. Sonsuz bir Tanrı, ruhun tanrısallığı, insan eylemlerinin Tanrı'yla birliği düşüncesi; bunlar insan düşüncesinin sonsuz, gizli derinliklerinde özenle işlenmiş düşüncelerdir. Kendileri olmadan bir yaşamın söz konusu olamayacağı, onlarsız olamayacağım düşüncelerdir," demektedir Tolstoy, "Kendi bireysel aklıma güvenme ve inancın verdiği bu cevapları görmezden gelme hakkım olmadığını, cünkü sorunun tek cevabının bunlar olduğunu görmeye başladım.
Felsefe
Bitmek tükenmek bilmeyen sorgulamalarının peşinden giden Tolstoy her nasılsa bir içgörünün arkasından başka bir içgörüye varmaktaydı. İlk olarak yaşamın anlamsız olduğu şeklindeki inancının sadece bu sonlu yaşamı hesaba kattığının farkına varmıştı. Bir sonlunun degerini bir başkasının içinde arıyordu ve her zaman varılan sonuç, matematikte 0=0 ile sonuçlanan o anlamsız denklemlerden biri oluyordu. Ancak irrasyonel duygu ya da inanç, sonsuzu sunmadığı sürece akıl yürüten zihnin kendi başına gidebileceği nokta budur. Herkes gibi sonsuza inanırsa yaşam tekrar yaşanabilir hale gelir.
Felsefe
Hızır
Hızır yaşamın kaynağına ulaşmış ölümsüzlük suyunu içmiş ve bunun sonucunda da yaşlanmaktan ve ölmekten azade bir kişidir. O "Ebedi gençlik"tir. Ve bu sebepten dolayı kesinlikle isminin yaygın söylenişlerini (Farsça Khezr, Arapça Khidr) bir kenara birakip Khâdir'i tercih etmeli ve Louis Massignon'un yaptığı gibi "Yeşil Kişi" olarak çevirmeliyiz. Gercekten de Hızır Doğa'nın yeşilliğinin tüm yönleriyle bağdaştrılmaktadır. Fakat bu sebeple onu bir "bitkisel yaşam miti" olarak yorumlamayalım. Bu, Khâdir'in varlığının işaret ettiği özel algı biçimini varsaymadığımız sürece anlamsız olur. Böyle bir algı gerçekten de vardır; bu durumun İslamın yeşil rengine verdiği hala tam açıklanamayan sıradışı önemle de bir bağı vardır. Yeşil "İslam'ın manevi, törensel rengidir;" Alevi rengi, Şiilerin temel rengidir. Onikinci İmam, İmam-ı Gaip, "Zaman'ının efendisi" Beyazlık Denizi'nin ortasındaki Yeşil Ada'da ikamet eder. Büyük İranlı mutasavvıf Simnani merkezleri "benliğinin yedi peygamberi" ile ifade edilen gizli bir fizyoloji ortaya koydu. Bu merkezlerden her birinin ayrı bir rengi vardır. Sırrın gizli merkezi, "benliğinin Mesih'i" parlak siyah (esvad-ı nurani, "kara nur") renkte iken, yüce merkezin, "sırların sırrının," "benliğinin Muhammed'inin" rengi yeşildir.
Din