Şu şarap saltanatın Mahmut mülkünü tutsun
İnlet saz tellerini hazreti Davut duysun
Geçmiş, gelecek günler için boş yere yanma
Yaşadığın güne bak, kadehin hergün dolsun
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kürtler
Antik kaynaklarda Kardu, Kordu, Gordy adlarıyla anılan kavim Cizre yakınındaki Kürd Dağının (Cudi Dağı) kuzeyinde, bugünkü Şırnak ilinin Merkez ve Güçlükonak ilçeleriyle belki Beytüşşebap ve Hakkari yörelerinde yaşamaktaydı. MÖ 1. yüz yılda kısa bir süre Ermeni krallarına boyun eğmiş, Romalılarla bir
dönem ittifak etmiş, fakat yazılı tarihte bundan başka fazlaca iz bırakmamıştı. MS 10. yüzyıldan önce kendi anayurtları dışında etkinlik gösterdiklerine dair elde ciddi bir veri bulunmaz.
İslam kaynaklarında bir kavim adı olarak Kürtlerden söz edilen ilk olay, yanılmıyorsak, Musul'un Hamdani emiri Abdullah'ın kenti tehdit eden Kürtlere karşı 913-914'te açtığı
seferdir. 'Kürt' adıyla ün kazanan ilk20 önemli siyasi oluşumu 978 dolayında Bad b. Dostık veya Dustak kurdu.21 Hizan ile Şirvan arasındaki dağlarda aşiret reisi olduğu anlaşılan Bad, dostluk, zorbalık ve evlilik yoluyla bölgedeki Kürt aşiretlerini bir araya getirdi. Hamdaniler adına Ahlat ve Malazgirt tarafına akınlar düzenledi. Hamdanilere karşı Deylemli Büveyhilerle bir oldu; sonra Büveyhilere de isyan edip Miyafarkin'e (Silvan) yerleşti; emirliğini ilan edip sikke bastı. Bizans yardımıyla 983'te Musul'u, ardından Amid (Diyarbakır), Hasankeyf ve Nusaybin'i ele geçirdi. Böylece bugün Türkiye, Irak ve Suriye Kürdistan'ı olan topraklar tarihte ilk - ve şimdilik son - kez ayrı bir devlet olarak birleştirilmiş oldu. Bad'ın ölümünden sonra kaynı veya damadı Mervan'ın adıyla Mervani adını alan beylik 1005/1010 ile 1061 arasında hüküm süren Nasrüddevle zamanında altın çağını yaşadı. Tuğrul Bey'in akınlarına boyun eğdi; 1 095'te sona erdi. Dönemin kapsamlı tarihini kaleme alan Cizreli İbnü'l-Esir Mervani beyliğinden 'Kürtler' olarak söz eder.23 Kendi hüküm alanlarına 'Kürdistan' adını verdiklerini Urfalı
Arap İmparatorluğunun yönetimini üstlenen Emevilerin heybetli çağı 89 yıl, Abbasilerinki 111 yıl sürdü. İlkinin Aşil topuğu halifeliğin askeri gücünü oluşturan Arap aşiretlerinin kaotik eğilimleri, ikincisininki ise Sasanilerden miras aldığı idari teşkilatına hükmeden emir ve vezirlerin hudutsuz ihtirasıydı. Halifeler gelir ve asker için taşra emirlerine mahkumdu. Hilafet merkezinde her iktidar krizi zuhur ettiğinde emirlerin, doğal bir refleksle, ortam yatışıncaya dek - hatta bazen yatıştıktan sonra da - merkeze fon ve asker sevkiyatını kesmeleri devletin sağlığı açısından ölümcül bir handikap oluşturmaktaydı.
813'te bir darbe ile iktidarı ele geçiren el-Memun halifeliğin yapısal zaafına etkili görünen bir çözüm getirdi. Memun gençliğinde Horasan valisi olmuş ve sınır boylarında yaşayan Türklerin askeri beceri ve sadakatine dair olumlu fikirler edinmişti. Halifeliği yıllarında Abbasi orduları 'gulam' veya 'memluk' - yani köle - statüsünde Türklerle dolmaya başladı. Kardeşi el-Mutasım 833'te Türklerden ve kısmen Türkleşmiş Orta Asyalı İrani Soğdlardan oluşan özel ordusunun gücüyle iktidara geldi. Bağdat yakınındaki Samarra' da Türk askeri birlikleri için ayrı bir kent inşa ettirdi. Halife el-Mütevekkil zamanında yalnız merkezi ordu değil vilayet ordularının tüm mevcudu ve ismi bilinen komutanların hemen hepsi Mutasım çağında Asya'dan ithal edilen T ürklerden ve onların akraba ve bağımlılarından oluşmaktaydı.