"Bu da," diye veciz bir ifadeyle ekledi müdür, "mutluluk ve erdemin sırrıdır;yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek.Tüm şartlandırmaların amacı budur:İnsanlara,kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."
Bir kadının etrafında oluşan bir aşk öyküsü.Baba ve oğul farklı zamanlarda aynı kadını seviyorlar ve bunun üzerine ikisinin de hayatında değişen bir çok şey oluyor oğulun yaşadıklarına daha çok yer verilmiş.Aşk insana hem bir cesaret hem bir korku veriyor.Hem kaybetme korkusu yaşatıyor hem de sevilen kişi ile her zorluk her engel aşılabilirmiş gibi geliyor.Yaşadığımız ilişkilerde birbirimizi anlamaya ve geliştirmeye,birbirimizin hayatında yeni zorluklar yaratmak değil de zorlukları birlikte aşmanın bizi daha çok bağlayacağına inanmak gerekiyor.
Kitap önce adaya düşmüş çocukların kurtarılana kadar o adada eğlenceli vakit geçireceği izlenimini uyandırsa da okumaya devam ettikçe aslında o adanın herhangi bir ülke, oradaki çocukların da ülkede yaşayan bireyler olduğu ve kiminin iyi kiminin kötü duygulara daha yoğun şekilde sahip olduğu görülmektedir. Jack ve Ralph iki farklı kişiliği ve yönetimi temsil etmektedir. Biri zorbalıkla ve vahşilikle,korkuyla insanları himayesi altında bulundururken diğeri ise kurtarılmak için olması gerekenleri iyilik ve güzellikle demokratik bir biçimde düzenliyor ve yönetiyor.İnsanların ne kadar iyi ve merhametli olursa olsunlar çok zor şartlarda bazı şeyleri yapmaya zorlandıkları,konu olan can güvenlikleri ise istemedikleri şeyleri bile bazen kabul etmek zorunda kaldıkları görülmektedir. Fakat bazı insanlar böyle durumlarda bile iyiliklerinden şaşmazlar.Kitapta da böyle bir karakter mevcuttur.Bazen insanların dış görünüşüne aldanarak onların zeki olduğunu ya da olmadığını düşünürüz. Aslında bu büyük bir yanıltıcıdır.Domuzcuk karakteri bu vasıflara sahiptir ve okurlara bu yanılgıyı açıklar vaziyette bulunuyor.Kitapta her bir karakter gerçek hayatta bir karşılık buluyor bu sebeple bu kitaba roman demek yanlış olacaktır.Gerçek hayattan kesitler bulunmaktadır.Kesinlikle tavsiye olunur.