Sinem ergin

Sinem ergin
@__Hebun_
Değiştirilmeyen bir düzen kötü bir düzendir.
Vakt erişti gibime gelir. Şu halka bir çare bulamazsak hepimizin kellesi gider. Yarın zulmü bahane ederler, öbürsü gün vergiyi, öbürsü gün sarayımızı, öbürsü gün ekmeği... Ve birikirler birikirler... Yüz bin yılın öfkesi ve de acısıyla... Şimdiki gibi sessiz birikirler. Ve bu kalabalığa güç yetmez. On-larla ordular, bir dünya kadar ordu olsa başa çıkamaz. Bunlar bir araya gelmeyegörsünler, önüne geçilemez. Bir çare, bunları bir araya getirmemek için bir çare...
Alıntı
Reklam
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.
Hayata Dair
10/10
·92 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 01:43
Bu kitap bana bir insanın kendinden kaçarken aslında en çok kendine yakalandığını anlattı. Klein, dış dünyadan değil, kendi içindeki karanlıktan kaçıyordu. Her şeyi geride bıraksa da, içindeki karmaşayı nereye gitse yanında taşıdı. Ve sonunda anladım ki; insan bazen kendini bulmak için önce kaybolmak zorunda kalıyor. Ağır, yorucu ama bir o kadar da kendine bakan bir yolculuktu.
Duygu ve Düşünce
Klein ve WagnerHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 2020670 okunma
Kahramanlar ve düşünürler yürüyüp çıkıyordu ırmaktan, pey-gamberler, müjdeciler çıkıyor, biri "İşte orada, Aziz Tanrı, göster-diği yol bizi huzura kavuşturan Rabbimiz!" diye sesini yükseltiyor ve pek çok kişi onun peşine takılıyordu. Bir başkası da Tanrının yolunun insanı kavga dövüşlere ve savaşlara götüreceğini haykırıyordu. Biri ışık diyor, bir başkası gece diyor ona, biri baba, biri anne ismini yakıştırıyordu. Biri dinginlik, bir başkası devinim, ateş, soğukluk, yargıç, avutucu, yaradan, yok eden, bağışlayıcı, intikamcı diye niteleyip ona övgüler döşeniyordu. Tanrı kendisini adlandırmıyordu. Kendisine isimler takılsın, sevilip övülsün, lanet-lenip nefret edilsin, kendisine tapılsın istiyordu, çünkü evrensel koroların müziği onun tapınağı, onun yaşamıydı. Ne var ki, hangi isimlerle sevgilere, övgülere, kinlere, nefretlere konu edildiğine, kendisine huzur ve uyku aramak için mi, yoksa dans edip eğlen-mek, çılgınlıklarda bulunmak amacıyla mı başvurulduğuna baktığı yoktu. Her isteyen arayabilir, her isteyen bulabilirdi.
Alıntı
Dünyada korkulacak hiçbir şey yoktu, hiçbir şey dehşet verici değildi, bů. tün bu korkular, bütün bu acılar, yalnızca kendi kuruntularımız, kendi sayıklamalarımızdı, iyi ve kötü, değer ve değersizlik, can ve gönülden istemelerimiz ve korkup çekinmelerimiz bizim kendi ürkek ruhumuzdan doğup çıkıyordu ortaya.
Alıntı
Reklam