"dayanmaz" dedi sultan.
İyi ki görmüyor, duymuyoruz. Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olmazdı.
Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de, savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul ediyorlar savaşı.
Eski bir Arap şiiri geliyor aklıma:
Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamlarında bile neşelidir.
Olur biter,
Geçer gider.
Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var.
Olup bitmeyen,
Geçip gitmeyen.
Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama,
Çok da takılıyorum artık bu uyku konusuna.
Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu
anladığımdan bu yana...
•
Cahit Sıtkı.
Önceleri ya çok konuşuyorsun diye şikayetler alırdım, ya da ağzın iyi laf yapıyo yahut ikna kabiliyetin yüksek gibi sözler duyardım. Velhasıl kolay kolay susmak bilmezdim. Ve şimdi yalnız ağzı var dili yok gibi davanmak geliyor içimden, beyni yok lakin fikri var gibi davrananlara karşıysa hele. Bilen bilir beni suturmayı, bir de kendi rızamla suturmayı becermek zor işti. Şimdi haklı olduğumdan emin bile olsam uğraşmıyorum. Zira bezdim, ne beynime ne de çeneme daha fazla işkence etmiyorum. Bas bas, çığlık çığlığa susuyorum..