…Dünya güzel. Dünya güzel ne demek? Dünyanın nesi güzel? İnsanların yüzde kaçı için dünya güzel? İnsanların kocaman çoğunluğu “Dünya güzel mi, değil mi? “ diye düşünmüyor bile, bu dünyada haksızlık yokmuş, açlık yokmuş, zulüm yokmuş, ölüm yokmuş gibi, haksızlığın, açlığın, zulmün ölümün içinde yaşıyor...
Bana deseler ki Zülfü Livaneli’nin en çok hangi kitabını sevdin, hiç düşünmeden Serenad derim. Diğerleri bir yana Serenad bir yana ... Ama artık bu soru tekrar gelse cevabım iki kitaptan oluşur: Serenad ve Leyla’nın Evi.
Zülfü Livaneli’nin eserleri ile tanışmış ve sevmiş herkesin bu kitabı da mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Sayfalarda ilerledikçe göç, aidiyet ve kayıp duyguları insanın içine yavaş yavaş işliyor.
Leyla’nın ailesinin geçmişte yaşadığı trajediler, tıpkı bir gölge gibi onun da hayatına sirayet ediyor. Ama buna rağmen Leyla; güçlü duruşu, zarif kişiliği ve hayata karşı dimdik durabilmesiyle okura umut veren bir karakter olarak kalıyor.
Okurken zaman zaman içim burkuldu, zaman zaman hayranlık duydum. Leyla, ömrünün son yıllarında bile başkalarına ışık olabilmiş, insana yol gösteren nadir karakterlerden biri.