…
Kendine yalan söyleyen, kendi yalanlarını dinleye dinleye onlara gerçek diye inanan bir insan, artık kendi içinde de, çevresinde de asıl gerçeği fark edemeyecek hale gelir…
“ Neler kaybettiğinizin bile farkında olmadığınız anlarda kim bilir kaç kişi hayatınıza kendi çöpünü boşalttı? Kim bilir anlamsızca yaşanan acılar, çocukça uğraşlar, doymak bilmez arzular ve gereksiz eğlencelerle ne kadar zamanınızı harcadınız? Peki kendinize, kendinizden ne kaldı? Henüz vadeniz dolmadan içten içe öldüğünüzü fark edeceksiniz.”
Felsefeyle uğraşmak, yalnızca önyargılarımız üzerine daha berrak düşünmeyi değil, aynı zamanda tam olarak neye inandığımızı açıklığa kavuşturmaya da yardımcıdır. Zamanla meseleleri geniş bir pencereden tutarlı bir biçimde tartışma kabiliyetini geliştirir; aktarılabilir, kullanışlı bir meziyet.