Anlayış dediğimiz şey; eşimizin isteklerimizi yerine getirmesi, her dediğimizi onaylaması ve zihnimize, ruhumuza ve nefsimize hizmet etmesi demek değildir. Evlilikte eşlerden birisi duygusal bir boşluk yaşadığında karşı tarafın bunu fark etmesi, yüzündeki ifade de oluşan duyguyu görebilmesi, yapılan bir hata da sadece hatayı odaklanıp kişiliğe bir saldırıda bulunmaması, seçimlerini ya da tercihlerini nedenleriyle okuyabilmesi, onaylamasa bile eşini evliliklerinin bir parçası olarak görmesinin yanısıra onun ayrı bir birey oluşuna saygı duymasıdır anlayış.
Dünya, en iyi halimize ulaşabilmemiz için engebelerle dolu bir yarış alanı gibi. Marifet, engellerin bizi ulaştıracağı seviyeyi aklımızdan çıkarmadan, karşılaştığımız güçlüklerde doğru bir metot takip ederek, sonuca değil sürece odaklanarak, bu sınavı kazanabilmek.
Doğru olmak doğru durmakla mümkündür.
Her insan içinde daha iyi bir insanı saklar.
Allah ne istiyorsan, neyi gözetiyorsan, neye layıksan sana onu verir. Sen eğer hakikaten güzellik istiyor, Allah rızasını gözetiyor, iyilik arıyor ve bu yönde samimi dualarına devam ediyorsan, Allah'ın izniyle yolda kalmazsın.
Çünkü insanın şahsiyetini tayin eden şey, Allah'a ve ahirete olan inancıdır. Her sıkıntının arka planında iman zaafı vardır. Ahireti hesaba katmayıp kendince bir plan yapma söz konusudur. Ahirete doğru gittiğini unutan kişi ne yapacaksa dünyada yapmak kaygısıyla hareket eder. Dünyayı o kadar ciddiye alır ki fâniliğini unutur. Ömrünün biteceğini hiç hesap etmeden sözüm ona mutlulukların peşinde vaktini zayi eder.