"Sen de bir şey var bu öyle bir şey ki işte hiçbirinde rast gelmiyorum.Bütün endişelerim senin yanında yok oluyor.Ruhuma bir şifa bir sükûn geliyor! Dudaklarını gözlerime dokundurduğun zaman , bütün canımın koşa koşa gelip ruhumda toplandığını, orada seninle buluşmaktan mutlu olarak kaldığını hissediyorum."
"Ne şanslıyım ki başıma gelen utanç verici şeye karşın,yılgınlığa kapılmıyorum . Ne şimdiki zaman eziyor beni ne gelecek ürkütüyor.Bu tür bir şanssızlık aslında herkesin başına gelebilir ama herkes yılgınlığa kapılmamayı başaramaz."
"İnsan bazen ne kadar bağırsa da sesi sadece kendi içinde yankılanır. Kimse duymaz, kimse anlamaz. İşte o zaman anlarsın ki yalnızlık, etrafında kimse olmaması değil; kimsenin seni gerçekten duymamasıdır."
“Peki, sizin ayrıcalığınız ne?" diye soruyor.
"Çok basit" diyorum. "Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını. O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı ve en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, ibni Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, ibn Haldun... Bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin ? "