The Misanthrope

« LAURA: (Kocasına yaklaşır ve elini onun alnına koyar) - Ne! Ağlıyorsun ha? Sen ... koskoca bir erkek ... YÜZBAŞI: - Evet, ağlıyorum, erkek olduğum halde ... Erke­ğin gözleri yok mu? Elleri, organları, duyuları, istekle­ri, tutkuları yok mu? .. Kadınların yedikleri gıdaları yi­yip yaşamıyor mu? Aynı silahlarla yaralanmıyor mu, kış mevsiminde aynı şekilde üşümüyor mu, yazın aynı şekilde sıcaktan bunalmıyor mu? Bir yerimize bir şey .. batırsanız kanamaz mı? Bizi gıdıklasanız gülmez miyiz? Neden bir erkeğin şikayete hakkı olmasın, bir asker neden ağlamasın? Erkekçe olmadığından mı? Pe­ki niçin erkekçe değil?»
Sayfa 45 - Mitos-Boyut Yayınları, I. Basım: 2012·Kitabı okudu
Tiyatro
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
« - irade, ruhun omurgası sayılır, o yaralanırsa ruh tamamen çöker.»
Sayfa 18 - Mitos-Boyut Yayınları, I. Basım: 2012·Kitabı okudu
Tiyatro
« - ... ben ne gerçeğe tanıklık edecek biriyim ne de bu uğurda ölecek biri. Artık bu gibi şeylerden çok uzağım.»
Sayfa 12 - Mitos-Boyut Yayınları, I. Basım: 2012·Kitabı okudu
Tiyatro
Kaptan Nemo:
« ...denizi seviyorum! Deniz her şey demek! Yerkürenin onda yedisi denizlerle kaplı. Onun soluğu arı ve sağlık. Deniz insanoğlunun asla yalnız olmadığı bir çöl; zira burada hayat hemen yanı başımızda.(...) Denizin içinde yaşayın! Bağımsızlık sadece denizde mevcut. Burada efendi diye bir şey yok! Burada özgürüm!»
Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları I.Basım: Ekim 2019, İstanbul·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
« ...umut denen şey insanoğlunun yüreğine ne kadar da derin bir şekilde kazınmıştır!»
Sayfa 59 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları I.Basım: Ekim 2019, İstanbul·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat