Baba, akıcı ve zihni yormayan diliyle okuru hemen içine çeken klasik olarak üç perdeden oluşan kısa bir tiyatro metni.
Az sayıda karakter, onları akılda kalıcı ve etkileyici kılıyor. Olay örgüsü, bir aile içinde geçen güç mücadelesini ve çatışmayı merkezine alıyor: bir baba, çocuğunun ve kendi onurunun kontrolünü kaybetme tehdidiyle yüzleşirken; anne, kendi stratejisi ve güç arayışıyla bu çatışmayı derinleştiriyor.
İlk perde; okuyucuya kısaca mekanı, karakterleri ve anne - baba arasında yaşanacak olan çatışmanın temelini kurar.
II. perde; çatışma derinleşir; manipülasyonlar, psikolojik baskılar ve aile içi çekişmeler doruğa çıkar.
Son perde ise; sonuç ve çözülme; karakterlerin yıkımı, teslimiyeti ve trajik sonuçlar görünür hale gelir.
Karakterlerin düşünce ve duygularına yapılan nüfuz, okura sadece bir hikâye sunmakla kalmaz; insan ruhunun kırılganlığı, teslimiyet, feda ve karşılıklı yıkım gibi evrensel temalara dair güçlü bir pencere açar. Aile içi çekişme; psikolojik yoğunluk ve duygusal derinlikle okura aktarılır. Metin, sona doğru okuru düşünmeye davet eder. Baba, onur ve otorite arasındaki ikilemi yaşarken; anne ise strateji ve güç mücadelesiyle hareket eder. Bu durum, okuyucuyu çatışmanın temelinde kim haklı, kim haksız sorusunu sorgulamaya yönlendirir.
Uygulama aracılığıyla dinlediğim bu kısa tiyatro metnini bir kez de okumak istedim. Özellikle babanın davasını—bazı genellemelerine katılmasam da—biraz daha haklı ve geçerli buldum. Hem düşündüren hem de karakterlerin iç dünyasında kısa bir yolculuğa çıkaran bu kısa tiyatro metnini tavsiye ederim.
« - Gerçek ne kadar acı, kaygı verici olsa bile, beden ve ruh karşı koymak için direnir. Ah ah . . . Düşüncelerim sisler içinde çözülüp dağılıyor, beynim boşa çalışıyor. Başımın altına bir yastık ver; üzerime bir şey ört! Üşüyorum! Çok üşüyorum.»
Sayfa 62 - Mitos-Boyut Yayınları, I. Basım: 2012·Kitabı okudu
« Sağ kolumu, beynimin ve omurgamın yarısını başka bir ağacın gövdesine aşılamıştım;
birlikte büyüyüp gelişirler ve kusursuz, mükemmel bir ağaç haline gelirler diye düşünmüştüm; ama ne oldu, biri bıçakla gelip aşı yerinin dibinden kesti attı. Ve şimdi yarım bir ağacım ben; ama diğer yarı, benim kolum ve yarım beynimle büyümekte, ben ise bu arada sararıp solmakta ve yavaş yavaş ölmekteyim. Çünkü feda edip verdiğim en iyi parçamdı. Artık ölmek istiyorum. Ne istiyorsanız yapın bana! Bundan sonra yokum artık ..»
Sayfa 56 - Mitos-Boyut Yayınları, I. Basım: 2012·Kitabı okudu