The Misanthrope

« Sefalette öyle bir an gelir çatar ki ruh artık bedene sürekli olarak eşlik edemez hale gelir. O orada gerçekten çok fazla sıkıntı çekmektedir. Sizinle konuşan şey artık neredeyse bir ruhtan ibarettir. »
Sayfa 253 - Yapı Kredi Yayınları 12. baskı: İstanbul, Mart 2014·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam
«...bir kez daha yeni bir ortamda yeni yüzler tanımaya, farklı şekillerde konuşmaya ve yalan söylemeye alışmam gerekiyordu. Tembellik neredeyse yaşam kadar güçlüdür. Oynamanız gereken yeni kaba güldürünün sıradanlığı sizi ezer ve sonuçta yeniden başlayabilmek için cesaretten çok alçaklığa gereksinim duyarsınız.»
Sayfa 242 - Yapı Kredi Yayınları 12. baskı: İstanbul, Mart 2014·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
« İnsan yaşamını sıfırdan yeniden üretemiyor.»
Sayfa 240 - Yapı Kredi Yayınları 12. baskı: İstanbul, Mart 2014·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
« Yaşamı dans ettirecek kadar müziğimiz kalmamıştır içimizde, işte bu. Tüm gençlik daha şimdiden dünyanın öbür ucunda, gerçeğin sessizliğinde ölüvermiştir. Peki dışarıda nereye gidilebilir ki, soruyorum size, içinizde yeterli miktarda çılgınlık kalmamışsa? Gerçek, bitmek bilmeyen bir can çekişmedir. Bu dünyanın gerçeği ölümdür. Seçim yapmak gerek: ya ölmek ya da yalan söylemek. Bense asla kendimi öldüremedim.»
Sayfa 228 - Yapı Kredi Yayınları 12. baskı: İstanbul, Mart 2014·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Geçmiş, yaşayan bir yer değil, donmuş bir arşiv...
« Mazide kalmış biçimler arasında el yordamıyla ilerlerken kaybolabiliyor insan. İnsanın geçmişinde artık kımıldamayan ne de çok nesne, ne de çok kişi var öyle; ürkütücü. Zamanın mahzenlerinde yitirilmiş canlılar, ölülerle birlikte o kadar uyumla uyuyorlar ki, daha şimdiden aynı gölge örtüyor gibi onları. Yaşlandıkça insan kimi uyandıracağını karıştırıyor, canlıları mı, ölüleri mi...»
Sayfa 196 - Yapı Kredi Yayınları 12. baskı: İstanbul, Mart 2014·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam