Arap fetihlerinin hızı ve genişliği şaşırtıcıydı. Arap güçleri 637'de Kadissiye savaşında Sasani İmparatorluğu'nun ordusunu yendiler, ardından Ctesiphon'u ele geçirip İran yaylalarından Hindistan'a doğru zorlu yürüyüşe başladılar. Bizans'a karşı kaydedilen başarı da aynı derecede hızlı şekilde gerçekleşti. Araplar 635'te Şam'ı ve 641'de zengin tarım ülkesi Mısır'ın bir kısmını fethettiler. 670 yılı geldiğinde Bizans ve Berberi direnişine karşı batı seferi bugünkü Tunus'a erişmişti ve 680'de Arap komutan Ukba ibn Nafi, Tunus'tan küçük bir kuvvetle yola çıkıp Cezayir ve Fas'ı geçerek Atlantik Okyanusu'na erişti. Arapların Batı'ya yayılmaları, 8. yüzyılın ilk yarısında İspanya'yı fethetmeleriyle son buldu. Hz. Peygamber'in vefatından sonraki yüz yıl içinde Araplar, doğuda Hint alt-kıtasına varmışlar, batıda İspanya'yı fethedip edip Pireneler'i geçerek Fransa'ya girmişler ve ancak Charles Martel tarafından 732'de Poitiers savaşında durdurulabilmişlerdi.
Bu ilk fetihler dalgasında Sasani İmparatorluğu çökmüş ve bu imparatorluğun topraklan bir Arap-Müslüman yönetimine geçmişti. Bizans ise, Ortadoğu ve Kuzey Afrika eyaletlerini kaybetmekle birlikte, Anadolu'nun ve Balkanlar'ın kontrolünü elinde tutabildiğinden 14. ve 15. yüzyıllarda Osmanlılar tarafından ortadan kaldırılana kadar Müslüman yayılmacılığına güçlü bir engel olarak kalmıştı.
Araplann fetihlerinin hızı ve genişliğinden daha şaşırtıcı olan, süreklilikleriydi: 15. yüzyıla kadar bir Arap-İslam varlığını barındıran İspanya dışında, o ilk yüzyılda işgal edilen topraklar günümüze kadar Arap olmasa da Müslüman kalmışlardır. Kuzey Afrika'da Mısır'da ve doğu Akdeniz'de -Elenizm ve ilk Hıristiyanlığın merkezlerinde-ve çok eskilerden beri iskan edilmiş olan lrak'ta, Arap dili ve İslam dini egemen konuma gelmiştir. Pers dili
Sayfa 17 - Agora Kitaplığı