Hıristiyan kutsal metinlerinde Baba ve Oğul ile ilgili vurgular karşılaştırıldığında, Oğul'a yönelik ifade ve tanımlamaların Baba ile ilgili olanlardan çok daha yaygın olduğu dikkati çeker. Baba ile ilgili ifadelerde ise özellikle iki husus ön plana çıkar. Bunların ilki Baba ile Oğul arasındaki ilişkiye yöneliktir. Her ne kadar Hıristiyan geleneğinde Baba ile Oğul'un aynı tanrısal öze/cevhere sahip oldukları vurgulansa da mezhepler arasında zaman zaman bu ikisinin birbirine karşı konumları açısından bazı farklı görüşler savunulmaktadır. Örneğin, Katolik geleneği, Baba ve Oğul da dahil, teslisin her bir unsurunu Tanrı inancı açısından aynı oranda vurgulamaya çalışırken. Ortodokslarda Baba'nın daha fazla vurgulandığı görülür. Diğer taraftan Baba ile Oğul arasındaki en temel ilişki "sevgi" yönüyle belirir: "Baba Oğul'u sever ve her şeyi O'na emanet etmiştir" (Yuhanna, 3/35).
İkinci husus ise, Baba'nın, Oğul'un konumuna ve mesajına yönelik fonksiyonudur. Oğul'un inkarnasyonu bağlamında Baba'nın Oğul'u göndermiş olduğu vurgulanır. Oğul'un ikinci kez yeryüzüne geldiğinde, Mesih'in her yönetimi, her hükümranlık ve gücü ortadan kaldırıp, egemenliği Baba'ya teslim edeceği belirtilir. Buradan anlaşılacağı gibi, Hıristiyanlığın "Mesih merkezli" bir din olmasıyla ilgili direk.
Sayfa 77 - İsam Yayınları