Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Petrus..
Pavlus tarafından öğretilen akidenin, öğrencileri ve takipçilerince erken dönemlerden itibaren derlendiği ve çeşitli havârilerle ilişkilendirilerek aktarıldığı bilinmektedir. Bu konuda Yeni Ahit yazarlarının, özellikle Luka'nın ön plana çıkardığı havari Petrus'tur. Pavlus'un öğrencisi İncil yazarı Luka, "havåriler kredosu"nun oğula ilişkin vurgularına benzer bir formülasyonu, Resullerin İşleri'nde, havârilerden Petrus'un ağzından şöyle ifade etmeye çalışmıştır: ... Elinize teslim edilen bu adamı yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz. Tanrı ise ölüm acılarına son vererek onu diriltti. Çünkü onun ölüme tutsak kalması imkânsızdı.... Tanrı bu Îsa'yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız. O, Tanrı'nın sağına yüceltilmiş, vaat edilen kutsal ruhu babadan almış ve şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi bu ruhu üzerimize dökmüştür (Resullerin İşleri, 2/23-33). Gerçekte bu sözlerin Petrus'a ait olup olmadığı tartışmalıdır. Zira Pavlus'un mektuplarına bakıldığında, onun zaman zaman Petrus'la karşı karşıya geldiği, onu kendisine muhalif, sünnet yanlısı Kudüs cemaatine tâbi olmakla suçladığı ve benzeri ithamlarda bulunduğu görülmektedir (Galatyalılar'a Mektup, 2/13-21). Bununla birlikte hıristiyan geleneğinde diğer havâriler arasında Petrus'a özel bir önem verilir. İnciller'de İsa'nın kendisinden sonra cemaatin başı olarak Petrus'u tayin ettiği vurgulanır. Ne var ki, İsa'nın çarmıha gerilmek üzere tutuklanmadan hemen önce, etrafında yer alan öğrencilerinden birinin, tutuklanmasının ardından kendisini üç defa inkâr edeceğini bildirmesine ve kişinin Petrus olduğunun anlaşılmasına yönelik rivayet ilginçtir (Markos, 14/27-31). Mektuplarında ise Pavlus "Müjde'yi sünnetlilere bildirme işi nasıl Petrus'a verildiyse, sünnetsizlere bildirme işinin de bana
Sayfa 68 - İsam Yayınları
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Temel İnanç Esasları
Yeni Ahit metinleri içerisinde günümüz Hıristiyanlığının inanç esasları en açık biçimde Pavlus'un mektuplarında ve Yuhanna İncili'nde bulunmaktadır. Hıristiyan inanç esaslarını ya da âmentüsünü ifade etmede yaygın olarak "kredo" (creed) terimi kullanılmaktadır. Tanrı, ölüm sonrası yaşam, ilâhî yargılama ve benzeri konulardaki dogmaları içeren bir iman formülü şeklinde kredonun derlenmesine yönelik erken dönemlere ait bazı örnekler vardır. Bunlardan ilki "havariler kredosu" olarak adlandırılan iman formülüdür. Havâriler kredosunun Anglikan Dua Kitabı'nda geçen şekli şöyledir: "Her şeye gücü yeten göğün ve yerin yaratıcısı Baba Tanrı'ya inanırım. Ve O'nun biricik oğlu Rabbimiz İsa-Mesih'e: O, kutsal ruh tarafından gebe bırakılmış, Bakire Meryem'den doğdu, Pontius Pilatus döneminde acı çekti, çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü. Cehenneme indi; üçüncü günde tekrar dirileler havârisi o di. Göğe yükseldi ve her şeye gücü yeten Baba Tanrı'nın sağ yanına oturdu. Dirileri ve ölüleri yargılamak üzere gelecektir. Kutsal ruha, Kutsal Katolik kilisesine, azizler topluluğuna, günahların bağışlanacağına, ölümden yeniden dirileceğine ve sonsuz yaşama inanırım." Burada anlaşılacağı üzerine, merkezi vurgu, oğul Îsâ Mesih'le ve onun mûcizevî doğumu, acı çekmesi, çarmıha gerilmesi, ölüp tekrar dirilmesi, göğe yükselmesi ve ileride yeniden gelecek olması ile ilişkilidir. Ayrıca bu akidede kilisenin/cemaatin birliği vurgulanmakta ve azizler inancı gibi öğretilere değinilmektedir. Hıristiyan geleneği, bu kredonun havariler dönemine ait olduğuna inanır; ancak mevcut kaynaklar kredonun milâttan sonra IV. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan elimizdeki haliyle bu kredonun ilk örneklerine VIII. yüzyıl gibi oldukça geç sayılabilecek bir dönemde rastlanmaktadır. Bu iman formülünün
Sayfa 66 - İsam Yayınları
Tarih
Kutsal Kitabın Muhtelif Lisanlara Çevrimi
Kutsal kitabın Peşitto isimli Süryânîce çevirisi milâttan sonra V. yüzyıldan itibaren Süryânî kültürüne tâbi hıristiyanlar tarafından kullanılmaktadır. Batı hıristiyan geleneğinde Kitâb-ı Mukaddes, Yunanca ve İbrânîce asıllarından Jerome tarafından Latince'ye çevrilmiş ve yüzyıllar boyu bu çeviri ana kaynak olarak kilise tarafından kullanılmıştır. Kutsal kitabı Latince'den çeşitli Batı dillerine çevirme çalışmaları ise Reformasyon döneminde gündeme gelmiştir. Bu dönemde örneğin Tyndale tarafından XVI. yy. başlarında İngilizce ve Luther tarafından Almanca çeviriler yapılmıştır. Kitâb-ı Mukaddes'in 1611'de gerçekleştirilen İngilizce çevirisi "Kral James Kitâb-ı Mukaddesi" (King James Bible) adıyla İngilizce konuşan dünyada yüzyıllarca temel kaynak olarak görülmüştür.
Sayfa 61 - İsam Yayınları
Tarih
İncil Metinlerinin Sahihliğine Dair Tenkitler
İnciller'in sahihliğine ve tarihsel gerçekliğine ilişkin sorgulamanın oldukça erken dönemlerde başladığı bilinmektedir. Meselâ Origen, Celsus'a karşı polemiklerinde, her ne kadar İnciller'de İsa'nın yaşamına ilişkin anlatıların tarihsel kanıtlarla desteklenebileceğini savunsa da, İnciller'de dinsel açıdan gerçek olmakla birlikte, tarihsel açıdan gerçek dışı birtakım hususların olabileceği üzerinde de durmaktadır. İnciller'deki anlatıların tarihsel gerçekliğine ilişkin şüphelerde, İnciller arasındaki farklılıklar her zaman önemli bir etken olmuştur. Aynı olaya ilişkin İnciller arasındaki farklı anlatımlar ve yer yer çelişkiler, yine erken dönemlerden itibaren gerek Celsus gibi Hıristiyanlık karşıtı paganist yazarların gerekse bunlara cevap vermeye çalışan hıristiyan apolojistlerin dikkatini çekmiştir. Nitekim bu durum İnciller ve Îsâ üzerine çalışan çağdaş araştırmacıların da gözünden kaçmamaktadır. Meselâ, Îsâ araştırıcısı J. D. Crossan, belirli bir konu üzerinde yoğunlaşarak İncil versiyonları karşılaştırmalı bir şekilde okunduğunda, metinler arasındaki uyumdan ziyade, uyumsuzluğun okuyucunun dikkatini çekeceğini vurgulamaktadır. Yeni Ahit metinleri arasında yer alan Pavlus'un mektupları ise bu metinlerin en eskileri olarak kabul edilir. Geleneksel olarak Pavlus'a atfedilen on üç mektuptan yalnızca yedisinin (hatta bazı araştırmacılara göre dördünün) gerçekte Pavlus'a ait olabileceği tartışılmaktadır. Bu mektupları Pavlus bizzat yazmamış, bazı öğrencilerine dikte ettirmiştir. Bununla birlikte bazı mektupların sonunda "Ben Pavlus, bu selâmı kendi elimle yazıyorum" şeklinde ifadeler de bulunmaktadır.
Sayfa 59 - İsam Yayınları
Tarih
Yeni Anlaşma (Yeni Ahit)
Yeni Ahit metinlerinin kutsal kitabın bölümleri olarak algılanması Patristik döneme aittir. Yeni Ahit'in ilk kısmını oluşturan İncil metinleri adeta isa'nın hayat hikayesini konu alan birer siyer kitabı görünümündedirler. Matta ve Luka incilleri, doğumundan ölümüne ve ölüm sonrası yeniden dirilip ilahi aleme yükselişine kadar İsa'nın hayatını konu edinir. Markus İncili ise doğumuna yer vermeksizin, Yahya döneminde ortaya çıkışından ölümü, dirilişi ve yükselişine kadarki hayat hikayesini anlatır. Diğer taraftan, yukarıda resmi Hıristiyan doktrininin İsa Mesih dogması konusuna değinirken, bu dogmayı en iyi yansıtan kaynak olarak İsa anlayışı hakkında özet bilgi verdiğimiz Yuhanna İncili, gerek tarih gerekse muhteva yönünden diğer üç İncilden ayrılmaktadır. Hıristiyan imanının isa'sını ön plana çıkaran bu İncilde temelde diğer üç İncilde bulunan malzemeyi kullanır; ancak diğerlerinden farklı olarak bu malzemeyi bütünüyle tanrısal bir varlık olarak kabul ettiği Oğul İsa Mesih anlayışı çerçevesinde yorumlayıp geliştirir.
Sayfa 56 - İsam Yayınları
Tarih