Pavlus tarafından öğretilen akidenin, öğrencileri ve takipçilerince erken dönemlerden itibaren derlendiği ve çeşitli havârilerle ilişkilendirilerek aktarıldığı bilinmektedir. Bu konuda Yeni Ahit yazarlarının, özellikle Luka'nın ön plana çıkardığı havari Petrus'tur.
Pavlus'un öğrencisi İncil yazarı Luka, "havåriler kredosu"nun oğula ilişkin vurgularına benzer bir formülasyonu, Resullerin İşleri'nde, havârilerden Petrus'un ağzından şöyle ifade etmeye çalışmıştır:
... Elinize teslim edilen bu adamı yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz. Tanrı ise ölüm acılarına son vererek onu diriltti. Çünkü onun ölüme tutsak kalması imkânsızdı.... Tanrı bu Îsa'yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız. O, Tanrı'nın sağına yüceltilmiş, vaat edilen kutsal ruhu babadan almış ve şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi bu ruhu üzerimize dökmüştür (Resullerin İşleri, 2/23-33).
Gerçekte bu sözlerin Petrus'a ait olup olmadığı tartışmalıdır. Zira Pavlus'un mektuplarına bakıldığında, onun zaman zaman Petrus'la karşı karşıya geldiği, onu kendisine muhalif, sünnet yanlısı Kudüs cemaatine tâbi olmakla suçladığı ve benzeri ithamlarda bulunduğu görülmektedir (Galatyalılar'a Mektup, 2/13-21). Bununla birlikte hıristiyan geleneğinde diğer havâriler arasında Petrus'a özel bir önem verilir.
İnciller'de İsa'nın kendisinden sonra cemaatin başı olarak Petrus'u tayin ettiği vurgulanır. Ne var ki, İsa'nın çarmıha gerilmek üzere tutuklanmadan hemen önce, etrafında yer alan öğrencilerinden birinin, tutuklanmasının ardından kendisini üç defa inkâr edeceğini bildirmesine ve kişinin Petrus olduğunun anlaşılmasına yönelik rivayet ilginçtir (Markos, 14/27-31). Mektuplarında ise Pavlus "Müjde'yi sünnetlilere bildirme işi nasıl Petrus'a verildiyse, sünnetsizlere bildirme işinin de bana
Sayfa 68 - İsam Yayınları