Ali

Ali
@_alirkll_
Mülâhâzâ .. | pexels.com/@alirkall
Kutsal Ruh & Oğul İlişkisi
Hıristiyan inancında Oğul ile Ruh arasında karşılıklı bir ilişikinin varlığı kabul edilir. * Ruh, Oğul'un inkarnasyonunda, Mesihlik faaliyetlerinde ve ölümden dirilişinde aktif olarak görev yapmaktadır (Yuhanna, 15/26). * Oğul'un Meryem'in rahminde bedenleşmesine aktif olarak katkıda bulunan Ruh'tur: "İsa Mesih'in doğumu da şöyle oldu: Annesi Meryem, Yusuf'la nişanlanmıştı. Ama evlenip birleşmelerinden önce Meryem'in Kutsal Ruh'tan gebe kaldığı anlaşıldı"(Matta,1/18). * Kutsal Ruh, ilahi Oğul'un Mesihlik görevinde de aktiftir. Zira incillere göre, Yahya'nın eliyle vaftiz olmak üzere suya giren İsa, sudan çıkmak üzereyken, Kutsal Ruh bir güvercin şeklinde belirmiştir. * İsa Mesih'in ölümden dirilişinde de Kutsal Ruh aktiftir (Rom. 1/4). * Kutsal Ruh özellikle inanan insanlara yönelik ilahi kurtuluş misyonu açısından da aktiftir. Vaftiz olarak İsa Mesih'e iman eden herkes, Kutsal Ruh'u almakta ve onunla dolmaktadır. Hıristiyan kutsal metninde, hiç kimsenin "Kutsal Ruh'un aracılığı olmadan, İsa Rab'dir diyemeyeceği" vurgulanır. (I Kor. 12/3). Dolayısıyla Ruh, kişiye iman, mucize gücü, ebedi yaşam ve benzeri nitelikler kazandıran/bahşeden bir ilahi cevher olarak da değerlendirilir. * Kutsal Ruh, insanlara yönelik kurtuluş misyonunun ulaştırılmasında da aktiftir. Ruh aracılığıyla kişilere bilgece söz söyleme yeteneğinin, imanın, hastaları iyileştirme ve mucizeler gösterme gücünün, peygamber görüsünün, ruhları ayırt etme, çeşitli dillerde konuşma ve bu dilleri çevirme kabiliyetinin verilmekte olduğu düşünülür. Bunların hepsini etkin kılanın, bir ve aynı Ruh olduğu ve bunları herkese dilediği gibi dağıttığı vurgulanır (l Kor. 12/8-11). * Ayrıca Kutsal Ruh'un, Tanrı'nın inanan insanlara yönelik bir iletişim vasıtası olarak algılanmakta olduğu da görülür. Tanrı, insanlara
Sayfa 90 - İsam Yayınları
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kutsal Ruh
Pavlus, Ruh'u her zaman İsa Mesih ışığında düşünür. Ancak sıklıkla bahsettiği ruhu , tam olarak nasıl kavradığı, yazılarında netlik kazanmaz. Pavlus'un yazılarında sıklıkla "Tanrı'nın kutsal ruhu" ya da "Mesih'in ruhu" kavramlarına rastlanır (l Kor. 3/16; Rom. 8/9,14) . Ruhla ilgili bazı ifadelerde Mesih ile Ruh adeta özdeştir. Örneğin Pavlus, Korintlilere ikinci mektubunda Rab Mesih ile Ruh arasındaki özdeşliği şöyle anlatır: "... Bu peçe yalnız Mesih aracılığıyla kalkar. ... Ne zaman birisi Rabb"e dönerse o peçe kaldırılır. Rab ruhtur ve Rabb'in ruhu neredeyse. orada özgürlük vardır. Ve biz hepimiz, peçesiz yüzle Rabb'in yüceliğini görerek, yücelik üstüne yücelikte ona benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu da ruh olan Rab sayesinde oluyor" (2 Kor. 3/14-18). Ancak Pavlus, bazı yazılarında da "Mesih'te bulunan tanrısal ruhtan" bahsetmektedir (Rom. 8/11). İçinde bulunan bu ruh sayesinde Mesih, ölümden dirilmiştir. Tıpkı Mesih'te olduğu gibi, sıradan inanan insanlarda da bu ilahi ruh faaliyettedir. Bununla birlikte ökümenik konsillerde Kutsal Ruh konusundaki tartışmalara bir nokta konulmuş ve Kutsal Ruh'un da Baba ve Oğul ile aynı tanrısal öze/cevhere sahip bir unsur olduğu vurgulanmıştır. VI. yüzyılda Katolik kilisesinin iman ikrarında, Kutsal Ruh'un Baba ve Oğul'dan ortaya çıktığı ifade edilir. Ortodokslar ise teslisin unsurları arasında özellikle Baba'nın merkeziliğini vurgulayarak, kutsal ruh-oğul ilişkisini bir sapkınlık saymış ve buna karşı çıkmışlardır.
Sayfa 88 - İsam Yayınları
Tarih
İsa Mesih'in Ölümden Dirilişi ve Yükselişi
İsa Mesih, çarmıhta acı çekerek öldükten sonra mezara gömülmüş ve üç gün boyunca mezarda kaldıktan sonra ölümden dirilmiştir: Üçüncü gün sonunda İsa Mesih ölümden dirilmiştir: "Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek"(Luka, 24/46). Hıristiyan geleneğinde oldukça önemli olan dirilme hadisesi, incillerde şöyle anlatılmaktadır: "Sept gününü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir deprem oldu. Rabb'ln bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar. Melek kadınlara şöyle seslendi: "Korkmayın! Çarmıha gerilmiş olan İsa'yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, onun yattığı yeri görün. Hemen onun öğrencilerine gidip şöyle deyin: İsa ölümden dirildi. Sizden önce Cellle'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.' İşte ben size söylemiş bulunuyorum. "Kadınlar hem korku hem büyük sevinç içinde, çabucak mezardan uzaklaşıp koşa koşa İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. Ansızın İsa onların karşısına çıktı, "selam size!" dedi. Onlar da yaklaşıp lsa'nın ayaklarına sarıldılar, ona tapınmaya başladılar. O zaman İsa onlara, "Korkmayın!" dedi. "Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler" (Matta, 28/1-10). Dirilen İsa, havarilerine dokunmuş, onlarla yemek yemiştir; bu da Hıristiyan inancına göre İsa'nın bedenen dirildiğini göstermektedir. İncillere yansıdığı şekilde, ilk Hıristiyan cemaat, kurtuluş, gelecek dönem vb. bütün öğretilerini İsa'nın ölüp yeniden dirilme hadisesine bina etmişlerdi. Pavlus'un Selaniklilere Birinci Mektup'unda (4/14) vurguladığı gibi,
Sayfa 87 - İsam Yayınları
Tarih
Kefaret
Pavlus'un Romalılara Mektubu'nda (3:25-26), çarmıh teolojisi kapsamında, acı çekerek ölen İsa Meslh'in, Tanrı tarafından insanların günahlarının bağışlanması için bir kurban olarak sunulduğu ve bununla Tanrı'nın adaletini gösterdiği belirtilir. Buna göre İsa, insanların suçlarına karşılık, bir kefaret olarak ölmüş ve günahtan aklanmaları için yeniden diriltilmiştir. İsa Mesih'in insanlık için ölmesi, Tanrı'nın insanlığa olan sevgisinin bir kanıtıdır. Zira Tanrı, kendi öz oğlunu kurban olarak göndermiş ve bizim için onu kendi elleriyle ölüme teslim etmiştir ( Rom. 4:25, 5:8-10, 8:3,32). Kefaret doktrini konusunda geleneksel Hıristiyan ilahiyatında üç temel yorum ortaya çıkmıştır. * Bunlardan birincisi çarmıhta ölen ve sonra yeniden dirilen İsa'nın, "Muzaffer Mesih (Christus Victor)" olduğunu vurgulayan yorumdur. Bu yorum kendi içerisinde iki farklı yaklaşım içermektedir. Bunlardan ilkine göre İsa Mesih, insanların ruhlarını tutsak etmiş ve onları günah ve ölüme bağımlı kılmış olan Şeytan'a (İblise) fidye olarak verilmiştir. Tanrı, Şeytan'ın, ruhlar üzerindeki bu egemenliğine son vermek için İsa'yı ona teslim etmiş ve Şeytan da onu çarmıhta öldürmüştür. Ancak İsa'nın yeniden dirilmesiyle Tanrı Şeytan'a karşı bir zafer elde etmiştir. İkinci anlayışa göre ise, Şeytan'la Tanrı arasında kainatın yönetimi konusunda bir kozmik savaş cereyan etmektedir. Bu savaşta Tanrı'nın Oğlu önce şeytani güçlerce öldürülmüş, fakat sonradan yeniden dirilmesi üzerine Şeytan'a karşı kesin bir zafer kazanılmış. * İsa'nın çarmıhta ölümüyle ilgili ikinci yorum tarzı ise. St. Anselm ve ardılları tarafından geliştirilmiştir. Buna göre, Adem'le birlikte ortaya çıkan insanın günahkarlığı Tanrı'yı rahatsız etmiş ve kainata yönelik düzeni bozmuştur. Dolayısıyla Tanrı'yı/tanrısal iradeyi memnun etmek
Sayfa 84 - İsam Yayınları
Tarih
İnkarnasyon
Hıristiyan inancında Oğul'un bedenleşmesi /tenleşmesi ya da inkarnasyon, Tanrı'nın insanlığa yönelik kurtuluş planı doğrultusunda düşünülen bir teolojik doktrindir. İnkarnasyon, yeryüzünde günah ve ölümün tutsağı olan insanların kurtuluşu için ilahi bir müdahaledir. Daha önce Kutsal Ruh'un ilhamıyla ve peygamberler aracılığıyla kutsal sözlerle ifade edilen tanrısal kelam, yaşayan bir insan şeklinde bedenleşmiştir. Hıristiyan geleneği, inkarnasyonda Meryem'e ve Kutsal Ruh'a önemli misyonlar yüklemektedir. Meryem'e yüklenen misyon, rahminde Oğul'un (Kelam'ın) bedenleşmesidir. Yeni Ahit'te ve iman ikrarında Meryem'in bakire olarak ona hamile kaldığı vurgulanmakta ve bunun gerçekleşmesinde Kutsal Ruh'un aktif olduğunun altı çizilmektedir. Kutsal Ruh'un bu olaydaki fonksiyonu, bir insan gibi Meryem'i hamile bırakması değil, Meryem'in rahminde Kelam'ın bedenleşme imkanını sağlamasıdır. İsa Mesih'i doğuran bir figür olarak Meryem'in nasıl tanımlanacağına yönelik sorun Meryem'in İsa Mesih'in yalnızca insani yönünü mü; yoksa hem insani hem de ilahi yönünü birlikte mi doğurduğu meselesidir. Nitekim ana gövde kiliseler ilerleyen dönemde Meryem'in, İsa'nın hem insani hem de ilahi yönünü doğurduğunu kabul etmiş ve dolayısıyla onu Antropotokos "insan anası" unvanının yanı sıra, Teotokos "Tanrı anası" olarak da taltif etmişlerdir.
Sayfa 82 - İsam Yayınları
Tarih