Hakiki vatansever, vatanını diğerlerine üstün tutan değil, vatanının söz konusu övgüye (üstünlük övgüsüne) mazhar olmasını sağlayacak şekilde hareket edendir. Bu kişi, övgü ve ihtişamdan ziyade vatanının değer ve saygınlığına riayet eder.
Hayatın kendinde, kendisine has bir gayesi vardır. Bu gaye, hayat, gençlik, güzellik, sağlık ve özgürlük gibi tüm harici anlamlarını kaybettiğinde görünür hale gelir. O zaman hayatın güzelliğinin bu arzulanan ama geçici değerlerde değil, bizzat hayatın kendinde olduğunu görürüz.!
Bilim ne övülmeli, ne de lanetlenmeli; kullanılmalı. Her halûkarda bilim bazılarının sandığı ve iddia ettiği gibi mahza hakikat değildir, fakat hakikate götüren yollardan biridir.
Bazıları insanların nankörlüğünden şikayet eder. Sevgilerinin karşılık görmeyeceğinden, iyiliklerin ödüllendirilmeyeceğinden ve farkedilmeyeceğinden korkarlar. Bu âşikar bir yanlış anlayıştır.
Hakikaten iyi olan hiçbir amel mükafatsız kalamaz. Çünkü mükafat eşzamanlıdır. Hakiki bir fedakarlıkla yani hakikaten iyi bir amel işleyenler bunu pek iyi bilirler. İyi bir iş ile mükafatı, nesne ile gölgesi gibi birbirinden ayrılmaz. Zihninizdeki mükafat onu sadece önemsizleştirir. Yaralı bir kuşu tedavi eden veya caddede peşine düşen bir köpek yavrusunu doyuran bir çocuğa bakın. O çocuk herhangi bir özel ödül peşinde midir yoksa zaten ödüllendirilmiş olduğunu mu hisseder? Gözlerindeki sevince bakın...