Acılar çekmekten usandım deme. Iztırabı sevmeyen, bil ki bedbahtlardır. Hangi şarap ümitsiz bir hasret kadar lezzetlidir? Hangi visalde sonu olmayan çilenin cezbesi vardır? Günde beş kere yaptığın ibadet, günde on kere başını döndürüp de seni sersem kürenin her tarafından çağırmıyorsa kendini buldun mu zannedersin? Kendinden geçip de sonra dikenlikten gül toplar gibi acılar bahçesinde kendini aramayanlar, gafil olmadıklarını, uyanık durduklarını mı sanırlar?
Şimdi gözyaşı ayak izlerine damlıyor. Hareketlerin harap ettiği gönülde sade bir yetim iniltisi var. Tellerine bazı yenilerini de ilave ettiğimiz bu eski sazın terennümlerini dinleyecek kulak varsa, onda kırık bir kalbin akislerinden başka bir şey duymayacaktır.
Kitabın bazı bölümlerinden o kadar etkilendim ki defalarca dönüp dönüp okurken buldum kendimi. İlk iki bölüm beni çarpmadı, ama üçüncü bölüm beni yerden yere vurdu. Bir şey arayan bir insanın hem dönemin sistemine ve özellikle nefsine karşı verdiği mücadele insanı güzelce ve çok derinden sarsıyor. Özellikle üçüncü bölümde altını kalınca çizdiğim yerler olmasına karşın ilk iki bölümde üzerini çizdiğim satırlar da oldu maalesef. Çok güzeldi. Bir kendine yardım kitabı olarak koyuyorum kütüphaneme.
O ve BenNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202110bin okunma