Kitaba, üzerinde pek araştırma yapmadan klasik biyolojik evrimin anlatıldığını düşünerek başlamıştım. Lakin sayfalar ilerledikçe ekonomiden tutun kültüre kadar her şeye evrimsel bir bakış açısı sunan bir kitabı okurken buldum kendimi.
Bilimsel terimlerle boğmayan sade bir dil kullanmış yazar ve kitabın yayınlanacağı ülkelere göre özel değişikler yaptığından bazı örneklerde Türkiye'den yerler veya isimler göreceksiniz.
Homo Sapiens'in Afrika'dan çıkıp nasıl ekolojik bir canavara dönüştüğü, keşfettiği toprağı nasıl kana buladığını okumak hem zihninizi açıp hem de ruhunuzu sıkabilir.
Özellikle din ve millet konusunda fikirlerinize ters düşecek yargılarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Hatta yarım bırakma isteği oluşabilir. Eğer yapabiliyorsanız önyargılarınız ve kırmızı çizgilerinizi bir kenara koyup öyle okumanızı tavsiye ederim.
"Hem iyimserleri hem de kötümserleri memnun etmek adına, cennetle cehennem arasında gergin bir vaziyette gidip geldiğimizi söyleyebiliriz. Tarih henüz nereye doğru gideceğimize karar vermedi ve bir dizi tesadüf bizi bu iki yönden birine sürükleyebilir."
İyi okumalar dilerim..
Her yerde ve her alanda, ticarette, ilişkilerde ve bilimlerde bu hummalı yenilik düşkünlüğü, bu sınır tanımaz eylem ateşi, bu deneme hırsı, bu büyüklük budalalığı çıkalı beri!
... Asıl insan hayatında her daim böylesine mühim bir yer işgal eden aşkın bu zamana kadar neredeyse hiçbir filozof tarafından ele alınıp değerlendirilmediğine ve hala ham bir malzeme olduğuna hayret etmek gerekir.