Eymen Dila Dede

Şimdi faydası yok beni dert etmelerinin
youtu.be/h5oHhGlWKf0 Hayata birlikte karışalım demiştim zamanında. Hayallerime dahil etmiştim sesini, nefesini. Ama “sen olsan geçer” dediğin hayatla küskünlüğünü, bana rağmen atamadın üstünden. Dahası; ben kendi kendimi zor kurtarmışken yüklerimden, seninkilerin altına girer oldum. Her defasında yorgun düştüm. Omuzlarımı çürttüm. Ciğerimdeki nefesi, gözümdeki yaşı, içimdeki ruhu tükettim. Yine de alıp atamadım. Dermanın olamadım. Tıka basa umutla dolu bir insanım; yarısını ben sana bağladım. Her bir umudun başında aynı renkte, aynı ışıltıda parladı gözlerim. Sense kırmızıya buladın; maviyi zamanla griye boyadın. Şimdi faydası yok beni dert etmelerinin. Ben yokum artık sevgilim. Elimde kalem, kendi yolumu çizmekteyim. Çünkü farkındayım ki kendi yarama ancak ben merhemim. Sen de al eline o kalemi. Güneş de bir yıldız, hırsızı sen ol mesela aydınlat gölgeleri; ısıt ellerini, yüreğini. Ve bırak artık geride kalan o günleri. Bırak. Bırak bizi...
Müzik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anılar har. Yakar, Ruhum kadar; Ruhuma kadar. -Edd
Şiir

Eymen Dila Dede

, bir kitap okudu
Puan vermedi·118 syf.·
2020 2. kitabı
Victor Hugo
8/10 · 152,4bin okunma
melankoli bağımlılığı
Mutluluk bir kuştur, insanların omzuna bir konar bir kalkar. Bazı insanlar çok sever bu kuşu ve onu sık sık davet eder omuzlarına. Bazıları ise bir konup bir kalkan bu kuşa kızar, “Madem sürekli değilsin git; ben omzumda sürekli duran bir kuş istiyorum. Kara olsun kuru olsun ama hiç kalkmasın benim omzumdan” derler. Onların omuzlarına konan kara kuru kuşlar, ölene kadar orada durur. Buraya gelenlerin çoğunun omzunda o kara kuru kuşlar vardır. Kimi ondan bir an önce kurtulabilmek için benden yardım isterken kiminin ödü kopar, o kara kuru kuş uçacak diye. Çünkü o kuş artık o kişilerin bedeninin bir parçası haline gelmiştir. Uçar giderse kendilerini çıplak kalmış gibi hisseder, keder olmazsa ne için ne uğruna yaşayacaklarını bilemez, bomboş kalıverirler...
Sayfa 80
Tıpta hastalıkları iki gruba ayırır doktorlar; akut ve kronik diye. Akut hastalıklar ani başlar ve riski yüksektir. Kronik hastalıklar yavaş başlar sonra da uzar gider. Aşk akut bir hastalıktır. Ani başlar ve çok gürültülü seyreder. Tansiyon yükselir, kalp hızlanır, nefes alış verişler sıklaşır, yanaklar pembeleşir, vücut ısınır. Böyle akut bir duruma insanoğlu bir ömür nasıl dayansın? Böyle bir heyecan yıllar boyu sürecek olsa kalbimiz ne çok zarar görürdü bu durumdan. İnsan her duruma uyacak şekilde yaratılmıştır. Yani uzun lafın kısası zamanla bu duruma beden ve ruh uyum sağlar ve aşık olunan kişi karşısında duyulan heyecanlar yavaş yavaş kaybolur. Ve aşk kronikleşir... Kronikleşince de aşk olmaktan çıkar sevgiye, güvene, huzura ve alışkanlığa dönüşür.
Sayfa 79