Charlemagne, D. Friedrich von Hohenstaufen, Şarlken, Bonaparte ve Hitler, her biri kendi tarzında, evrensel bir imparatorluk fikrini hayata geçirmenin cazibesine kapılmışlardır: Az veya çok talihli çıkmışlar, hepsi de başarısızlığa uğramışlardır. Artık bu fikrin sadece istihza veya rahatsızlık uyandırdığı Batı, şimdi fetihlerinin utancıyla yaşamaktadır; ama ne tuhaftır ki tam da kendi içine kapandığı anda, formülleri baskın çıkmakta ve yayılmaktadır; kendi iktidarına ve üstünlüğüne karşı yöneltilen bu formüller, Batı’nın sınırları dışında yankı uyandırmaktadır. Bir yandan mahvolurken öte yandan kazanmaktadır Batı. Yunanistan da zihin alanındaki üstünlüğünü, bir güç, hatta bir ulus olmaktan çıktığı zaman elde etmiştir; felsefesi ve sanatları yağmalanmış, ürünlerinin rağbet görmesi temin edilmiş, ama yetenekleri özümlenememiştir; aynı şekilde, Batı’nın da her şeyi alınmış ve alınacaktır, dehası hariç.