D.Çakır

D.Çakır
@_ehveniser_
Zekanın tavırlarını efendileştirmek için okumak zorundayız... Cemil Meriç { BİBLİYOFİL }
Laborant
Uludağ
Ben hâlâ avare!
290 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Risale-iNur\Bedüzaman
"Böyle dehşetli bir asırda insanın en büyük meselesi, imanını kurtarmak ya da kaybetmek davasıdır."
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ironi
Romalılar, Keltler’in ülkesi olan bu günkü Fransa’yı işgal ediyor. Jul Sezar, burayı fethediyor, ama sonrasında ömür boyu bunların isyanları ile meşgul oluyor. Roma bir türlü rahat edemiyor. ”Bunlardan bıktık, usandık, bunlar bir türlü adam olmuyor, Keltkiklerinden bir türlü vaz geçmiyorlar.” diyorlar. Roma’da senato toplanıyor ve çare arıyorlar. Bir tanesi diyor ki; ”Gidip hepsini keselim.” Olur, mu diye itirazlar yükseliyor. İtiraz etmelerinin sebebi merhametlerinden değil; “Gücümüz ve zamanımız yetmez.” diye itiraz ediyorlar. Pratik olmadığı için yapmıyorlar. “Askerî açıdan sürekli işgal altında tutalım” teklifi de rağbet görmeyince, bir senatör yeni bir teklifte bulunuyor ve diyor ki; “Onları Latince yokuşuna sürelim, Latince bilmeyen adam değildir diye propaganda yapalım, eğitim dilini Latince yapalım. Sonra bunlar dilini unutur. Dili giderse her şeyi gider. Bir nesil sonra bunlar, Latin tavşanlar olurlar”. Bu teklif çok mantıklı bulunuyor. Öyle ya, çok pratik.” Bunları kesersek, köleliğimizi, hamallığımızı yapacak adam kalmaz. Enayi miyiz? Bunları evcil Latince tavşanlar yaparız, olur biter.” Nitekim bir nesil sonra bitiyor.  -Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Tarih
Müverrihlerimiz, bazı zaferleri yazma gereğini dahi duymamışlar, daha doğrusu neticesi büyük ve derin olmayan zaferleri yazmaya tenezzül etmemişlerdir. İhtimal hepsi yazılmaya kalkışılsa idi tarih sayfalarına bu millet zor sığacaktı.
Sayfa 93
Tarih
Baz, taksinin penceresinden, meraklı gözlerle, şaşkın bir ifadeyle kaldırımlarda yürüyen insanlara bakarak, kendi hayatını düşünüyor. Baz'ın varlığından şimdi kimin haberi var? Ne yaptığını kim biliyor? Yaptıklarını, fedakarlıkları kim takdir ediyor? Yirmi yıldan beri o unutulmuş cehennemde, ölümün yanıbaşında, ateşin içinde, canını dişine takarak çalışıyor. Hayatını vatan, devlet, millet için, şimdi itişip kakışarak gidip gelen bu insanlar için, onlar daha rahat uyusunlar diye, daha iyi yaşasınlar diye harcıyor. Ne gecesi var, ne gündüzü, ne eşi, ne dostu, ne karısı, ne sevgilisi var. Her şeyini, ama her şeyini bu insanlar için feda etmiş. Ama bunu kim biliyor! Tüm bu fedakarlıkların karşılığı var mı? Yok! Sadece küçük bir maaş, sadece gecenin karanlıklarına gizlenmiş bir hayatın sundukları kadar. Sadece korku, tedirginlik, kin ve nefretin adı olan bir ünvan. Ya bir insan gibi yaşamak, diğer insanlar gibi eğlenmek, gülmek? Sıcak bir evde, çoluk çocukla birlikte, eş dostla bir gece geçirmek. Akşamları nehir kıyısında yürüyüşe çıkmak. Sivil elbiselerin içinde özgürce hareket etmek. Aşık olmak. Müzik dinlemek, şiir okumak... Yüreğinin peşine takılmak. Özgürce yaşamak...
Sayfa 305
"Sözün bittiği andır bu an. Ölümün soğuk yüzü karşısında sözün bir değeri kalır mı?"
Sayfa 15
1000Kitap