Peygamber Efendimiz kendisine ve ashabına reva görülen zulmü her zaman iliklerine kadar hissetse de hiçbir zaman hissî ve fevrî hareket etmemişti. Hadiseleri bütün yönleriyle okuyup tahlil ediyor ve hep bütün gönüllere girme hedefi istikametinde onlara yön vermeye çalışıyordu.
Muhataplarına karşı hep af yolunu tutmuş, bu duruşuyla canına kast etmek için gelenlerin neredeyse tamamının gönlünü fethetmişti. Onların Allah'la buluşup O'nun yoluna girmelerini, iman edip ebedî hayatlarını kurtarmalarını hedefliyordu.
Yumuşak huy ve yumuşak kelimeler gönüllerin anahtarıydı Ona göre. "Ben lanetleyici olarak gönderilmedim fakat doğru yola davet edici ve rahmet olarak gönderildim!" buyuruyordu.
Muhammedü'l Emîn, güçlü ve muktedirken bile affedebilen bir liderdi. Fırsatını bulunca vurmuyor ve kaybettikleri noktada bile onları yine kazanca, hem de mutlak kazanca davet ediyordu.
O'nun dünyasında asıl olan barıştı, hilmdi, rıfktı. Müslümanları dengeli olmaya, affetmeye, İslâm'ın nurlu çehresini kirletmek için fırsat kollayanlara gönülleri ondan uzaklaştırmalarına vesile olacak kozlar vermemeye davet ediyordu.
Rabb'im bizleri O'nun şefaatine nail eylesin..