Bir kalp, yanlış bir adım atmazdan önce belâgat sahibi olabildiği kadar, bu adımın atılmasından sonra aynı ölçüde mutsuz da olabiliyordu ve söz konusu kalbin sahibi, manik bir köpürüş ile mürekkep karası ruhsal çalkantılar arasında bir oraya, bir buraya savruluyordu; bu durumların birbirini dengeleyebildiği, çok enderdi.