Hai

6/10
·64 syf.··
2019 10. kitabı
Öncelikle bir kitaptan uyarlanmış bir çizgi romana eleştiri yazmak ne kadar ciddiye alınır ,ne kadar ciddi olunabilir? Bilemem ama deneyeceğim. Öncelikle yazarın asıl kitabını okumadım. Bu yüzden bazı yerleri yazarın anlatmak istediğinden farklı yorumlamış olabilirim. O halde başlayalım. SPOİLER İÇEREBİLİR :) Öncelikle yazar çizgi romana tanrının herkesin aslında içinde olduğunu ve herkesle konuştuğunu söyleyerek başlıyor. Ancak pek azı buna kulak veriyor ve yazarda bunlardan birisi. Sonrasında yazar içinde kendinizden de sorular bulabileceğiniz tanrıya sorular sormaya başlıyor. İlk olarak asıl duygunun insana mutluluk veren duygunun sevgi olduğunu anlatıyor. Korkunun ise yıkıcı bir duygu olduğunu söylüyor ve bu korkunun kuşkudan kaynaklandığına değiniyor. Bu yüzden tanrının varlığından kuşku duymamız,ondan korkmamız gerektiğini söylüyor. Ben buna katılmıyorum bana göre kuşku insanın gerçeğe ulaşma isteğinin ilk adımıdır sonrasında sistemli düşünmeye çalışır. Ancak yazarın bu konuda ne kadar ciddi bilemedim sanki kişisel gelişim kitaplarında olan asıl güç içinizde isterseniz yaparsınız cinsinden bir dil de var. Bundan sonra her şeyin zıttı ile beraber yaratılmasına değinmiş. Burada kötülük ve iyiliğin de Tanrı tarafından yaratıldığını bu yüzden iyiliklerin kabul edilip kötülüklerin kabul edilmeme gibi bir durumun olmadığını söylemiş. Bunların ikisininde var olma nedeninin ikisi arasında seçim yapmak olduğunu söylemiş. Ve bu seçimlerin aslında Tanrıyı ilgilendirmediğini bizi ilgilendirdiğini ve bu dünyaya ders almak için değil deneyimlemek için geldiğimiz sonucuna varıyor. Eğer bir şeyin karşıtı olmasaydı da onun asıl değerinin anlaşılamayacağını söylüyor(sevgi gibi). Bu karşıtlığın insanın kendisini geliştirmek için de olduğuna değiniyor. Ancak yazar şöyle bir
Tanrı ile Sohbet / Alışılmadık Bir DiyalogNeale Donald Walsch · Ötesi Yayıncılık · 201244 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Hai

, bir kitap okudu
6/10
·64 syf.··
2019 10. kitabı
9/10
·567 syf.··
2019 9. kitabı
DİKKAT! BOL BOL SPOİLER İÇERİR. (Cümle sonlarındaki ayetleri incelemenizi öneririm.) Kitap islamın kadına bakış açısını ve ona layık gördüğü konum üzerinde durmuş. Benim kitaptan bahsedeceğim konuları genel olarak maddelere dökecek olursak : - Dönemine göre kadına bakış açısı. (Yüzeysel bir şekilde) - İslamda kadının yeri. - Kadınların dinen ve aklen dun(eksik) olması. - İslamda boşanma. Dönemine Göre Kadına Bakış Açısı Ms. 500 yıllarında tahmin edileceği üzere kadını yüzeltici pek bir görüş yoktu. Çoğu kültürde kadın erkekten aşağı görülmüştür bazı istisnalar dışında. Mesela yahudilerin kadın ibadetlere katılamaz ve islamdaki eski arap kültüründeki gibi “kirli” olarak görülür. Yazar hristiyanlıkla alakalı “Hristiyanlıkta kadın erkeği kürek kemiğinden yapılmış kabul ederek küçültmek ister.” demiş ama ne ölçüde doğrudur bilemem. Bunların aksine türklerde kadının çeşitli toplantılara katılabilme, bazı durumlar hakanın yerine geçebilme yönünden berki biraz daha iyi durumdadır denilebilir ama daha fazla uzatmak istemiyorum bu çok geniş çaplı bir konu. İslamda Kadının Yeri İslamda kadın ve erkek net bir şekilde birbirinden ayrılmıştır (Âl-i İmran, 3/36 bu ve benzeri ayetler). Bu ayrımdan kaynaklı olarak erke ve kadına farklı görevler yüklenmiştir. Kadını erkekten ayırdıktan sonra erkeği çeşitli sebeplerden kadından bir üst dereceye atar ve iyi kadını itaakar olarak nitelendirir. (Bakara Suresi 228 / Nisâ Suresi 34). Buradan ve bunun gibi çeşitli hadis ve ayetlerden yola çıkarak yazar “Tanrı erkeği üstün yarattı, kadını da erkeğin emrine verdi. (Allah) Erkekler kadınlar üzerinde hakimdir diye buyurmuş ve erkeği sayyid/-efendi adını vermiştir.”bu sonuca varmıştır. Bunun yanında kitapta en dikkatimi çeken Âl-i İmrân suresinin 14. ayeti oldu. “Kadınlar, oğullar, yük
Din
Şeriat ve Kadınİlhan Arsel · Kaynak Yayıncılık · 2014525 okunma

Hai

, bir kitap okudu
9/10
·567 syf.··
2019 9. kitabı
İlhan Arsel
8.9/10 · 525 okunma