bir insan gerçekten korktuğu bir şeyle karşılaşırsa korkusunu gizleyemez. böyle bir durumda iki seçeneği vardır. korkunun esiri olur ve onun emrine girer ya da isyan eder korkuyu yok eder.
ey özlenen zamanla şimdiki zaman arasında çırpınan yeryüzü... senin mutsuzluğundan başka bizi bu cehennemden çıkaracak bir bilgi var mı, gözyaşlarıyla sulanmış o derin yalnızlıklarında...
öyle bir can sıkıntısı ki, insana anlamsızlık duygusunu bir yaşama belirtisi olarak sevdiriyor. "biçim veremediğimiz şeylerin biçimini almak" yeni zamanın ruhu oluyor. giderek her şey bir kötülük kaynağına dönüşüyor.