Okumak gözlerin açıkken hayal kurmaktır çünkü...
Ve ekler ; Jeanette Winterson,
Kitaplar da kapılar gibidir.
Bir kez açtın mı, bambaşka dünyaya geçiverirsin..
Her zaman...
Toprak Ana, savaşların ve devrimlerin ortasında oradan oraya savrulan, yaralanan ve alt üst olan sıradan insanın, toprakla yoğrulmuş bir halkın hikayesi..
İz bırakan bir hayat, bir kitap..
Bir solukta okudum ve oldukça bitmesini hiç istemediğim kitaplardan birisiydi..
Efsane..
Efsane ötesi bir hikaye.
Mutlaka herkesin okumasını tavsiye ederim.
Yazarın kalemine ve yüreğine sağlık..
Fotoğraf çektirmek için yan yana getirilmiş iki nesne değiliz biz
Güvercin curnatasında yan yana akan iki güverciniz
Mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler
Razı olma hiçbir sessizliğe
Biliyorsun seni seviyorum
Pencereden bakmayı
Öğreteceğim sana
Sesin
balkona asılı çamaşırcasına
Havalansın, havalansın dursun
Sokakta değil balkonda;
dışarı çıktığın zaman
romanını yastığının altına sakla;
Şiirini mutfağa koy
Boş bir deterjan kutusu vardır nasıl olsa,
Öykünü yanına alabilirsin elbet
Müziğini de, resmini de
Niçin güvenemiyorsun bana?
Üç bin yıl ya da bundan on binlerce yıl fazla da yaşayacak olsan, yine de kimsenin o an yaşadığından
başkasını yaşayamayacağını ve kaybedemeyeceğini,
dahası o an kaybetmekte olduğundan başkasını yaşayamayacağını hatırla!
Yaşamın en uzunu ile en kısası
en nihayetinde aynıdır. “Şimdi” herkes için aynıdır,
ölen aynı olmasa da, bu şekilde görülür yitirilenin sadece “an” olduğu.
Zira bir insan ne geçmişi yitirebilir..
Ne de geleceği, öyle ya bir insandan sahip olmadığı bir şey nasıl alınabilir?
O halde şu iki şey insan zihninden
hiç çıkmamalı:
Birincisi, ebediyetten gelen her şey
biçimlere benzer ve bir çember çizer, bir insanın yüz
yılda, iki yüz yılda ya da sonsuz zaman diliminde aynı
şeyleri görüp görmemesi arasında hiçbir fark yoktur.
İkincisi, en uzun yaşayan da en kısa sürede ölecek
olan da en nihayetinde aynı şeyi yitirir, “şimdi” bir
insanın yoksun kalabileceği tek şeydir, eğer bu doğruysa, “şimdi” aynı zamanda insanın sahip olduğu tek
şeydir. İnsan sahip olmadığı bir şeyi yitiremez..
Nasreddin Hoca ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış.
“Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.”
“Ayol Hoca delirdin mi sen? Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?”
“İyi ya Azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür.”
.
.
Bol tebessüm edip, bol düşünüp ve ders alınacak fıkralar.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap..