Başımızın üstünde hızla uçan kırlangıçlar kül rengi gökyüzünü parçalara ayiriyorlardı.
"Ne kadar da neşeliler."diye mırıldandım biraz da şu kasvetten kurtulalım diye." Ne güzel şarkı söylüyorlar."
Başını yukarıya çevirdi Evgenia.
"Şarkı söylemiyorlar Nevzat." Gözleri uçan o güzelim kuşlara takılmıştı. " Ölen arkadaşlarının yasını tutuyorlar."Başını indirdi kederle gözlerimde durdu."sevinç çığlıkları değil bunlar acı dolu haykırışlar. Biliyorsun kırlangıçlar göçmen kuşlardır.Cok hızlı uçarlar. İşte o göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş. Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, geldikleri ülkenin sıcak gökyüzünde uçarken,yollarda kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmiş."
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım..