“Eksik olan bir şey vardı. Yeniden eskisi gibi olmamı, belki de insanların iyi olduğuna inanmamı sağlayabilecek önemli bir şeydi bu eksik olan. Üstüme bir suskunluk çökmüştü, canım artık hiçbir şey istemiyordu…”
Uyurgezer gibi bir şey olmuştu artık. Kaçamıyordu kimseden, kendini yitirip gitmişti. Karmakarışık bir söz kalabalığının içinde sarsak sarsak, kendinden geçmiş dolanıp duruyordu.