Bu kitabın bana kattığı tek şey, okuma ve anlama kabiliyetimi bir nebze de olsa geliştirmesi oldu. Onun dışında, klasik bir kişisel gelişim kitabından pek bir farkı olduğunu söyleyemem. Açıkçası, bu kitabı alma sebebim kişisel gelişim kitaplarına karşı sahip olduğum önyargıyı kırmak ve belki de bu türün gerçekten faydalı olabileceğini görmekti. Ancak ne yazık ki tam tersi bir etki yarattı ve bu önyargımı daha da pekiştirdi.
Kitap, bilimsel kaynaklardan çok yazarın kendi düşüncelerine ve deneyimlerine dayanıyor. Yazar, kendi hayatında uyguladığı yöntemleri temel alarak bir metin oluşturmuş. Ancak burada büyük bir çelişki söz konusu: Yazarın öne çıkan en büyük başarısı, tam olarak bu kitabın kendisi olduğu için sunduğu yöntemlerin gerçekten ne kadar işe yaradığı konusunda şüphe uyandırıyor. Başka bir deyişle, kitapta sunulan öneriler objektif ve bilimsel bir temele dayanmak yerine, yazarın kişisel deneyimleri üzerinden şekillendirilmiş. Bu da anlatılanların güvenilirliğini sorgulamama neden oldu.
Kitabın en güçlü yanı, alışkanlıkların hayatımız üzerindeki etkisini başarılı bir şekilde anlatmasıydı. Ancak ne yazık ki, bu alışkanlıkları nasıl edinebileceğimizi açıklarken aynı başarıyı gösteremiyor. Kitabın büyük bir bölümü nasihatlerle dolu ve bu durum bir süre sonra oldukça sıkıcı bir hale geliyor. Okuyucuya sürekli öğüt vermesi, konunun gereğinden fazla uzatılması ve sık sık aynı noktaların tekrarlanması, kitabı okunması zor bir hale getirmiş. Özellikle de temel mesajın bu kadar fazla tekrar edilmesi, kitabın özünü kaybetmesine ve bir blog yazısından farksız hale gelmesine sebep olmuş.
Tüm bunların sonucunda, benim açımdan bu kitap okuduğum en sıkıcı kitaplardan biri oldu. Hatta ciddi anlamda hiçbir şey öğrenmediğim nadir kitaplardan biri olduğunu rahatlıkla