Geçmiş değişmekle kalmıyor, ‘sürekli’ olarak değişiyordu.
Onu en çok perişan eden de, bu sahtekarlığın neden yapıldığını bir türlü açık seçik anlayamamasıydı. Geçmişi çarpıtmanın dolaysız yararları apaçık ortadaydı, gel gör ki gerçek neden bilinemiyordu. Winston kalemi alıp yazdı:
NASIL’ını anlıyorum; NEDEN’ini anlamıyorum…