Kediler sinsi hayvanlardır. Siz yemeğinizi yerken sessizce masanın altından gelir bacaklarınıza değerler, düşüncesi bile rahatsız edici… Geceleri o sinsi bakışları üzerinizden eksik olmaz. Üstelik tembeller de.
Kedileri sevmezdim. Artık daha da sevmiyorum.
Okuduğum ilk Stephen King kitabı oldu. Etkinlik olmasaydı uzun bir süre de okumazdım sanırım. Bu vesileyle de Stephen King Okuma Etkinliği için teşekkür etmiş olayım.
Sipariş verirken Medyum ve Hayvan Mezarlığı arasında kalmıştım. Aslında konu olarak Medyum daha çok ilgimi çekmişti ve hakkında etkinlik sayesinde güzel incelemeler okumuştum. Ama Hayvan Mezarlığını aldım. Çünkü arkasında King’in en korkunç kitabı olduğu yönünde bir yorum yazıyordu ve ben de gerçekten korkunç bir şeyler okumak istiyordum. Şimdi ise King okumaya devam edeceğim, çünkü tatmin olmadım.
Kitabın ilk 200 sayfası aslında pek çok filmle -korku edebiyatına pek aşina olmadığım için filmlerle karşılaştırma yapabiliyorum- benzerlik taşıyor. Yeni taşınılan bir ev, mutlu bir aile, tuhaf bir komşu… Tabi ki bu devam etmiyor ve yavaştan beklediğim sıradışı olaylar gelişmeye başlıyor. Yani o garip mezarlık işin içine dahil oluyor.
---------
Kitaptan bazı bölümlerle devam edeceğim. Bu kısım AĞIR SPOİLER içerir.
Bence kitabın en iyi bölümleri Churc'ün döndükten sonra Louis ile iletişim kurduğu zamanlar ve yine Louis’in en sonlara doğru Gage’i ve özellikle de Rachel’ı gömmeye karar verdikten sonraki deliliğe varan hallerinin anlatıldığı kısımlardı. King buraları gerçekten sahici anlatmıştı.
Bu arada mezarlığın sırrını öğrendiğimdem beri Jud’un geri dönenlerden olduğunu düşünmüştüm. Hayal kırıklığına uğradım :(
Bide Pascow un Loise’in aklına geldiği zamanları da iyi işlemişti King,unutmadan yazmış olayım.
----------
Gelelim neden tatmin
Bir öznenin kitabın bütün cümlelerini tek tek dolaştığı halde ait olduğu kendi cümlesini bulamadığını düşünün. O kitap, o öznenin cehennemi değil midir artık?
Bizim gibi zamanın bir yerinde takılıp kalmışların, bir türlü "şimdi" ye tam olarak taşınamamışların, zamanla birlikte akıp gitmeyi bir türlü içine sindirememişlerin duygusal son kullanma tarihleri geçti mi acaba diye düşünmeden edemiyorum.