"Bir kere görmekle akıl ve fatihim gitti. Gönlüm o güzel yüzün esiri oldu. İnsan görmediği bir şeye aşık olamaz derler; ben onu gördüm ve o andan itibaren kendimi kaybettim."
Sevgili, Hafız bir dua etmekte, işit ve amin de. Dilerim, şeker saçan dudağın bize kısmet olsun!
Ey seher yeli, Yezdlilere tarafımızdan de ki: Hakkınızı tanımayan, gözetmeyen kişilerin başı, çevgânınızın topu olsun!
Sizden uzağız, ama yine padişahınızın kuluyuz, yine sizi όνmekteyiz.
Ey furug-ı mah-ı husn ez ray-ı rahşan-ı şuma Ab-ı ruy-ı bubi ez çah-ı zenehdan-ı şuma.
Her milletten insanın Doğu'nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirlerine karıştığı o çağ, eski zamanların bulanık bir anısı mıdır? Yoksa geleceğin bir belirtisi midir? Bu rüyaya sıkı sıkı sarılmış olanlar geçmişten kopamayanlar mıdır, yoksa gönül gözüyle geleceği görenler mi? Buna cevap vermeye gücüm yetmez. Ama babam, işte buna inanıyordu. Bir Türk ile bir Ermeni'nin gene kardeş olabileceği, sepya rengi bir dünyaya.