Nərmin Quluzadə

Nərmin Quluzadə
@_serotonin_
“CARPE DİEM” “Ben geldim geleli açmadı gökler” http://1000kitap.com/gonderi/62851078
Bakı
Azərbaycan
220 kütüphaneci puanı
11331 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
İlişki Nedir?
9/10
·232 syf.··
2020 114. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 02:57
Bir gün birisi çıkar karşınıza. Öyle sıradan birisi değil, tüm dengenizi altüst edecek birisi. Size “aradığım aşkı buldum. Zeusun benden ayırdığı eksik parçam tamamlandı” dedirtecek birisi. O da size karşı aynı hisleri duyuyorsa BİNGO :) Artık tüm aklınız, dikkatiniz hep onun üstündedir. Yanınızda değilken bile bir şeyler yaparken her an yanınızdaymış gibi hissedersiniz. Aranızda ne güvensizliğe yer vardır, ne de yalanlara. Her anınız “acaba şu an beni düşünüyor mudur?” diyerek geçmeye başlamıştır. Ne kadar değerlidir siz bir şey demeden sizi anlaması; Size içini açması; Her an sizi özlemesi; Sizi özel hissettirmesi; Gel zaman git zaman bir süre geçer, cicim ayları bitmiştir. Artık birbirinizi daha iyi tanıyorsunuzdur. Artık ilişkinin başındaki gibi değildir bazı şeyler. Sorgulamalar huzursuz etmeye başlar. “Bana güvenmiyorsun”, “beni eskisi gibi sevmiyorsun” gibi ifadelerle tatsızlıklar artar. İlişkinin başındaki tatlı suskunluklar yerini felaket öncesi sessizliğe bırakmıştır sanki. Arada çıtırdamalar başlar. Güven duygusu sarsılır. Artık “bana hiç yalan söylemez, asla ihanet etmez” sözleri yerini “benim yerimi başkası mı aldı”lara bırakır. İlişkide yalanlar artar ve her yalan ilişkideki çatlakları biraz daha büyütür. “Yalan, ilişkide, bir çentik açar - şöyle düşün: Bir yük taşıyan bir nesnede; diyelim, balkon çiçekliğini tutan askılı bir kolda, bir çentik oluşursa, taşıdığı ağırlıktan dolayı, dokusu yavaş yavaş yırtılmağa, yarılmağa başlar - gide­rek, tamamiyle kopabilir... Yalan, çünkü, zaten kendi kendini çoğaltan, çağaltmak zorunda olan birşeydir : her yalanını gizlemek için, yeni, ek yalanlar söylemek zorunda kalırsın - bunun yarataca­ğı zedelenmeler, gedikler de, işte, öyle, sürüp gider, ve so­nunda bütün yapıyı yıkacak boyutlara varabilir. Yalan ilişkiyi
İlişkiler
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,434 okunma
Reklam
AÇILIN BAKALIM “EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ” GELİYOOR.
10/10
·147 syf.··
2020 29. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2020 10:53
Eşekli Kütüphaneci- Mustafa Güzelgöz. NOEL BABA YALAN MUSTAFA AMCA GERÇEK. Eşekli KütüphaneciEşekli Kütüphaneci kitabı okuma listemde olsa da bu kitabın gerçek yaşam hikayesi olduğunu bilmiyordum. Ta kii Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi BağlardıSüpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı kitabını okuyana kadar. Ahmet Şerif İzgörenAhmet Şerif İzgören Eşekli kütüphaneci Mustafa amca dediği zaman “Aa Eşekli KütüphaneciEşekli Kütüphaneci kitabı var bu o “Eşekli kütüphaneci” mi?” dedim cahillikten :)) Kitabı bitirdikten sonra tabi Eşekli KütüphaneciEşekli Kütüphaneci kitabını, yani Mustafa Güzelgöz’ün yaşamını, nasıl “Eşekli kütüphaneci” olduğunu, başından geçenleri okumak şart oldu. İyi ki de okumuşum :) Peki kimdir bu Mustafa Güzelgöz? Neden “Eşekli kütüphaneci” diyorlar? Mustafa Güzelgöz sade bir köylü. Ama halkının aydınlanmasını isteyen, bunun için elinden gelen her şeyi yapan, elinden gelmeyenleri bile yaptırmak için çalışıp didinen bir köylü. Ve bunları hiçbir çıkar amacı gütmeden yapan bir köylü. Sırf köy çocukları, kadınlar kitap okuyabilsin diye eşeğine kitap yükleyerek köy köy gezen, daha çok kitap gelsin diye büyük şehirlerdeki tüm arkadaşlarına tek tek mektup yazıp yollayan, eskimiş kitapları havalandırarak yeniden okunacak hale getiren, rahat durmayıp kendi emeğiyle köy kütüphanesi yaptıran bir köylü. Hatta bu kütüphaneye kadınların da gelmesini sağlamak için dikiş makineleri getiren bir köylü. Her başı sıkışanın yardımına koşar, herkese ön ayak olur işlerinin yürümesinde. Tek isteği halkının aydınlanması. Kalbi bu istekle yanıp tutuşuyor. İstediğini yapıyor da. Sayesinde çocuklar onu görür görmez hemen üzerine koşup kitaplar alıyor, kadınlar daha çok kütüphaneye gidiyor, eskiden kimsenin uğramadığı kütüphanelerde şimdi insan kaynıyor. Ama maalesef halkın aydınlığını isteyenlerden çok halkın karanlığını isteyenler var. Halkın aydınlanmasına karşılar. Niye? Çünkü halk aydınlarınsa haksızlıklara sessiz kalmaz, istedikleri gibi
1000Kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,2bin okunma
“KİŞİSEL GELİŞMEYİN TOPLUMSAL GELİŞİN.”
10/10
·184 syf.··
2020 27. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2020 18:19
İncelememe nerden başlayacağımı bilmiyorum. Bilmem kaçıncı denemeden sonra umarım artık bir şeyler yazabilirim :) Kitabın türü “Kişisel gelişim” evet. Ama kitap kişisel gelişimden çok çok daha ötesi :TOPLUMSAL GELİŞİM. Bu kitapta “para kazanmanım 20 yolu”, “nasıl başarılı olunur?”, “kısa yoldan nasıl zengin olunur?”, vs. gibi şeyler yok!! Bu kitapta kötü çocukları cezalandırmak yerine onları iyileğe teşvil etmek için “polikartlar” hazırlatan ve her iyilik yapan çocuğa polikart dağıtan; belli bir polikart toplayan çocuklara hediyeler veren Eminiyet Müdür Yardımcısı AKİF AKTUĞ var. Bu kitapta sırf çocuklar okuyabilsin diye eşeğine kitap yükleyerek köy köy gezip çocuklara kitap dağıtan MUSTAFA GÜZELGÖZ var. Bu kitapta “Yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini atmayın, üç gün gazetenin üzerinde kurutun ve bize yollayın” diyerek çekirdek toplama kampanyası başlatan ve tam 10 milyon çekirdek toplayan FAHRETTİN ER doktor var. Bu kitapta fakir çocuklara hayallerini yazdırıp, 200 çocuğun hayalini gerçekleştiren Of kaymakamı TUNCAY SANEL ve daha saymadığım niceleri var. Ahmet Şerif İzgören “KİŞİSEL GELİŞİM” kitaplarının yazarları gibi “nasıl zangin olunur” adı altında kitaplar yazıp bu kitapları satarak kendisi zengin olmuyor. Sadece güzel insanları, başarabilen insanları gösteriyor. En içten dille söylüyor bunları. Sanki oturmuş karşına sohbet ediyor kitap seninle.. Kitabın çoğu yerinde gözüm doldu, tüylerim diken diken oldu.. Dram mı var? HAYIR. Böyle güzel insanların yaşamış olması, yaptıkları güzel işler yüzünden. Yapamaz mıyız biz de? Elbette yapabiliriz. KALIPLARDAN ÇIKALIM! ÜLKEYİ, MİLLETİ DÜŞÜNMEK BANA MI KALDI DEMEYELİM. Herkes üzerine düşeni dürüstlükle, rüşvet almadan, ırk, din ayrımcılığı yapmadan yapsa her şey daha güzel olmaz mı? Ahmet Şerif İzgörenAhmet Şerif İzgören’in bu kitabını
1000Kitap
Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi BağlardıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20196,1bin okunma
Keşke birini “AZ” tanıyabilseydim...
9/10
·360 syf.··
2020 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2020 14:31
Uzun zamandır inceleme yazmıyorum ve bunun en büyük sebebi üşengeçliğim sanırım :)). Ama bu kitaba inceleme yazmadan geçemedim. İçimde o kadar doldu taştı ki, bir yerlere anlatmadan rahat edemezdim. Bu kitapla tanıştım Hakan Gündayla. Daha ilk sayfalardan kalemine aşık etti beni. Ve tüm kitaplarını da okumak, okutturmak için arkadaşımla etkinlik yapmaya karar verdik. ( Etkinliği de şuraya bırakayım > http://1000kitap.com/gonderi/59189412 ) •İncelemede “SPOİLER” yok. Ama yine de kitabın genel konusundan bahsetmeyi Spoiler olarak algılayanlar varsa okumamaları tavsiye edilir! Hakan Günday uzun zamandır merak ettiğim ve adını duyduğum bir yazar. Okuduğumda adınının duyulmasının ve bu kadar sevilmesinin hakkını verdiğini gördüm. Gerek tespitleri, gerek konuları ele alması ve kalemini ustalıka kullanmasıyla sizi kendine hayran bırakabilecek bir yazar. Hayatın gerçeklerini, insanların acımasızlıklarını, tüm duygularını, kısacası bizi bize farklı ve daha trajedik hikayelerle anlatıyor. İlk okuduğum kitabı olmasına rağmen Hakan Günday az da olsa tanıdım... Sahi az ne demekti. Birini “az” tanımak? “Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. “ (http://1000kitap.com/gonderi/59589692) Bir de bu açıdan düşünürsek gerçekten “Az” tanıdığımız insanlar var mı hayatımızda? Artık birilerine “Seni az tanıyorum” derken iki kere düşünmeliyiz :)) Kitabın konusuna da biraz değinmek gerekirse iki farklı hayat yaşayan ve başlarından geçen trajediler sonucunda sonunda
1000Kitap
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
Ah Didem Ah!
10/10
·76 syf.··
2019 48. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2019 07:56
Ah be Didem Madak ne yaptın sen böyle... Yürek bırakmadın içimde. Hayat erken aldı seni bizlerden. Sadece 3 kitabın kaldı senden bizlere emanet. Keşke 3 değil 300 kitap bıraksaydın ardında... Kısacık kitaba yüzlerce sayfayı toplamışsın güzel kadın... 76 sayfalık kitabında her duyguyu yaşattın. Çektiğin ahları iliklerime kadar hissettim... Annesizliğini hissettim, hayal kırıklıklarınını hissettim, kardeşine olan sevgini hissettim... Mısraların “Kadınlar şiir yazamaz” diyenlere ne güzel cevap oldu benim için. Önyargılar ancak bu kadar güzel satırlarla yıkılabilirdi. “Kara yazgımı şimdi kim bilir Hangi kitabın arasında saklıyorsun Tanrım?” Kara yazgın seni erken yaşta annesiz bıraktı, evden firar ettirdi, bodrum köşelerinde şiirler yazdırdı. Tam her şey düzelmişken annene oynadığı oyunu sana da oynadı. Kara yazgın seni erken aldı bizlerden... Keşke, keşke bu kadar erken almasaydı ölüm seni yanına... Keşke daha çok mısralar bırakabilseydin ardında bıraktıkların için... “Kimi gün öyesine yalnızdım Derdimi annemin fotoğrafına anlattım. Annem Ki beyaz bir kadındır Ölüsünü şiirle yıkadım. Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.”
1000Kitap
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Reklam