“Dün gece saatlerce yürüdüm . Yeni bir sokakta kaybolmak istiyor gibiydim . Mutluluk içinde tamamen kaybolmak . Ama kaybolamadığımız , kaybolmayı beceremediğimiz anlar vardır. Her ne kadar sürekli yanlış yönlere sapsakta . Bütün kerterizleri kaybetsekte…”
“Aradan yirmi yıl geçtikten sonra birini gerçekten hatırlayabilir miyiz ? Şimdi ansızın çakan şimşekten , hayal meyal bir yüzün kaçınılmaz şekilde olgunlaşmış hatlarından yola çıkarak mı hatırlıyoruz ?
Keanu Reeves'in 50 yaş mesajı:
''Arkamdaki şu insanları görüyor musunuz? İşlerine giderken nasıl da acele ediyor ve hiçbir şeye dikkat etmiyorlar.
Bazen hayatın akışına kendimizi o kadar kaptırıyorsunuz ki hiçbir güzellikten faydalanamıyoruz.
Zombi gibiyiz.
Kafanı kaldır ve telefonundan uzaklaş.
Gördüğün ilk kişiye ''merhaba'' de ve acı çeken bir insana sarıl, birilerine yardım et.
Her gününü son gününmüş gibi yaşa.
İnsanların benim hakkımda bilmedikleri şeylerden biri de birkaç yıl öncesine kadar depresyonda olmamdı. Kimseye bundan bahsetmedim ve depresyondan kurtulabilmek için savaştım.
Beni mutluluğuma kavuşturan kişi ise yine bendim.
Nefes aldığımız her gün çok değerli ve sen de bunu bilerek yaşa. Yarın hiçbir zaman garanti değil, o yüzden bu günü yaşa!"
Yaşamak elindeyken bugüne bugün,
Ne diye bırakır, yarını düşünürsün?
Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar;
Kadrini (kıymetini) bilmeye bak avucundaki ömrün.
Ömer Hayyam