Esma

''Şiddet kelime dağarcığı eksikliğinden kaynaklanır."
Sayfa 141 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Losing yourself
If a man has lost a leg or an eye, he knows he has lost a leg or an eye; but if he has lost a self - himself- he cannot know it, because he is no longer there to know it.
Yine bir süre sustuktan sonra tuhaf biri olduğumu, beni hiç şüphesiz bu yüzden sevdiğini ama belki de günün birinde, yine aynı sebepten ötürü nefret edeceğini mırıldandı.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Edebiyat
Beyaz Gemi’yi Bir De Bu Yorumdan Sonra Düşününüz…
10/10
·168 syf.·
2015 120. kitabı
Eser, bir semboller şaheseridir. Bu nedenle evet, bir görünen tarafı ve anlatımı vardır ama bir de semboller üzerine kurulmuş bir iç anlatımı vardır. Bu yazım şekli Aytmatov’un dehasını ve ustalığını gösterir. Nitekim diktatörlüklerde, baskıcı sistemlerde insanlar fikirlerini açıkça dile getiremedikleri için hep semboller kullanırlar. Bu bazen bir türkü olur bazen bir destan bazense bir tek kelime. Buna göre bir kere romanın adı bile bir mesaj taşır. Nedir? Ak Keme/Beyaz Gemi. Beyaz, özgürlüğün rengidir. Beyaz Gemi’nin yazıldığı devlet ise her şeyin kızıl olduğu, bir totaliter sistemdedir. Ayrıca gemi ve göl kavramları ‘gidebilmeyi, sonsuzluğu’ çağrıştırır. Çocuğun adı yoktur. Çocuk, çocuktur. Bu anlamda hepimiz birer çocuk olabiliriz. Baskıcı rejimlerin ezip geçtiği, bir sayıdan ibaret gördüğü insanlardır çocuk. Nitekim Aytmatov yıllar sonra bir konferansında kendisini büyük bir ilgiyle dinleyen bir gencin söz alarak, ‘Beyaz Gemi’deki çocuk benim’ dediğini anlatır ve ekler, ‘Evet oydu ve hatta sadece o değildi…’ Romanın kötü kişisi Oruzkul’dur. Bu isim Kırgız Türklerinde kullanılmaz. Manası Rus’un kuludur. Yani Rus’a kul olan… Aytmatov, totaliter bir rejimde açıkça yazamayacağı bir şeyi böyle ifade etmiştir. Ruslara kul olan tipler Orozkul gibilerdir. Sarhoş, rüşvetçi, kötü kalpli, milli ve manevi değerleri olmayan, kaypak kişiler. Hatta şu mesajı da verir. Orozkul’un çocuğu olmaz, yani soyu kesiktir. Yani, komünist sistemin de evladı olmayacak, tükenecek. Mümin Dede ise Kırgız halkını temsil eder. İsimler tesadüf değildir. Mümin, inanan, inançlı demektir. Mümin Dede de, inançlı ve iyi bir insandır. Lakin güçsüzdür, değer görmez ve pasif iyidir. Bu nedenle Orozkul’un tahakkümünden kurtulamaz. Ancak torunuyla arasında bir kültür aktarımı vardır. Isık Göl’ü
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 20:22
ÖZ ELEŞTİRİ!!! Kızım iki yaşındaydı. Dışarıda geçirdiğimiz bir günün sonunda eve dönüyorduk. Eşim arabayı durdurdu, 'Siz inin, ben arabayı park edip geliyorum.' dedi. Bunu söylemesinin ve bizim arabadan inmemizin üzerinden iki dakika bile geçmemişti henüz, kaldırımla indiğimiz yer arasında sadece bir metre vardı. Kızımın elini tutmak istedim ama o istemedi ve elini çekti. Çektiği esnada dengesini kaybedip düştü ve yüzünü kaldırım taşına çarptı. Onu kaldırmamla ağzından kanlar boşalması ve aynı anda çığlık atması bir oldu. Eşim henüz arabayı hareket ettirmemişti. Hemen onu kapıp arabaya bindim ve direkt acil servise gittik. Çok şükür kırık yoktu, sadece zedelenme vardı. Birkaç gün şiş dudakla yeme savaşı verdi ama geçti. Geçirdiğimiz ilk kazaydı. Üç buçuk yaşındaydı. Sıcak bir yaz günü balkonda yüzmesi için ona havuzu doldurmuştum. Bir süre yüzdükten sonra havuzdaki suyun azaldığına dair şikayet etmeye başladı. Tekrar doldurmak istedi. Ona şimdilik yeterli olduğunu zaten süremizin de dolduğunu anlatmaya çalıştım ama o dinlemedi. Dikkatimin başka yönde olduğu bir anı fırsat bilip, yanımda su içmek için koyduğum cam bardağı kaptığı gibi çıplak ayakla içeri koşmaya başladı. Amacı o bardağı doldurup getirmekti. Ama benim onu görünce aklıma ilk gelen şey çıplak ayakla kayıp düşeceğiydi. O esnada ben de peşinden koştum ve beni fark ettiğinde hızını artırmasıyla kayıp düşmesi bir oldu. Haliyle elindeki bardak da kırıldı ve eline cam kırıkları battı. O gün bir yeri kesildi mi diye düşündüğüm o birkaç saniye ömrüme bedeldi. Şükür yine ufak sıyrıklarla atlattı. Ciddi bir şey yoktu. Şu an beş yaşında. Ve son zamanlarda sık sık ondan şu cümleleri duyar oldum: - Neden bakkala tek başıma gidemiyorum? - Balkonda neden tek başıma oturamıyorum? - Apartmanın önünde oynayan çocuklar
Sindrella KompleksiColette Dowling · Afrika Yayınları · 2020970 okunma