Yaradan bize, var olabilecek en değerli şeyi vermiştir.Bu en değerli şey akıldır.kendi irademize göre hareket ederek yaşama hürriyetini de vermiştir bize.İşte bundan dolayı,tarihin akışı,insanlığın O’nun bu lütfunu değerlendirmesine bağlıdır.Şunu inkâr edemezsin ki,insanın varoluş sebebi ruhunu olgunlaştırmak,mükemmel hale getirmektir.Hayatta bundan daha yüce bir amaç olamaz.Hayatın güzelliği de buradadır: Ruhu en üst düzeye götüren basamakları birer birer çıkmak.İnsan için en güç olan,her gün insan olarak kalmasıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Azıcık derinlemesine düşündüğümde, olayların doğası ve onlardan çıkardığım deneyimler, tek sözcükle bana bu dünyadaki bütün iyi şeylerin ihtiyaçlarımız dışında bir işe yaramadığını ve başkalarına vermek için ne kadar istiflersek istifleyelim, yalnızca kullanabildiğimiz kadarının keyfini sürebildiğimizi gösteriyordu, daha fazlasının değil.
"Burası kalbinin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. 0 nokta, kurumuş bir damla kandan ibarettir. Adına sevda denir, siyaha çalan rengi yüzünden ona sevda derler. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk ve ihtiras fırtınaları işte o bir damla kanın içinde dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa parçaları bütün vücuda dağılır."