Çaresi :Ölümü düşünmek, peşinden koşulan dünya ve içindekilerin ölümden sonra hiçbir mana ifade etmediğini idrak etmek ve Hak katında kıymeti haiz şeylerin peşine düşmektir.
"Üç haslet vardır ki bunlar şu üç durumda ancak bilinebilir: İnsanın halim birisi olup olmadığını kızgınlık anında, kahraman olup olmadığını savaş anında, kardeş olup olmadığını da kendisine ihtiyaç duyulduğunda."
İnsan esas müessirini/sanatkarını bilmeden ne kendi benliğini bilebilir, tanıyabilir ne de başka benlikleri. Yine insan kendini tanımadan sanatkarını da tanıyamaz. Kendi mevciduyetinin hakikatini, manasını, sebebini anlayamadan, şuursuzca yaşayan bir insan, en sonunda rüzgarda savrulan bir yaprak gibi bu dünyadan maksatsızca yok olur, silinir. Necip Fazıl'ın dediği gibi "şuurumu, bilmek, duymak, var olmak şuurumu bırakamam."
Kitapta konu bir eserin meydana getirilmesiyle asıl müessirin kudretinin fark edilmesi sürecinde, kahramanın yaşadığı bunalımlar, iç ve dış tesirlerin verdiği ıstıraplarla birlikte işlenmiştir. Her bir cümlede ayrı bir mana ayrı bir hakikat var. Mutlaka okunması gereken bir kitaptır . Eserin sonunda da denildiği gibi bu kitap bir eser mi yoksa bir şaheser mi?
Okuyup siz karar verin.