Kendine Çarpan Bir Zihin: Tehlikeli Oyunlar
6/10
·479 syf.·
2026 20. kitabı
Önsözünü okumamanız gereken bir kitap kendisi. İnsan bari "spoiler içerir" diye bir not düşer. Kitaba henüz başlamadan sonuyla ilgili önemli bir detayı öğrenmiş oldum. Bu yüzden, okumayı düşünenlere önsözü en sona bırakmalarını tavsiye ederim.Tutunamayanlar'ı değerlendirirken Oğuz Atay'dan ve hayatından bahsetmiştim. Bu nedenle burada tekrar aynı konulara değinmeyeceğim. Kitabın sonunda yer alan değerlendirmelerden birini çok beğendiğim için incelememde ona da yer vermek istedim. Hepimiz çocukken oyunlar oynadık. Kimi zaman yaşadıklarımızı, kimi zaman yaşayamadıklarımızı, kimi zaman da hayal dünyamızın izin verdiği ölçüde bambaşka hayatları canlandırdık. Tehlikeli Oyunlar'da da buna benzer bir durum vardır. Yaşanmamış olaylar oynanır, yazılır ve yeniden kurulur. Kitaptaki hayali arkadaş meselesi de biraz çocuklukla ilişkilidir. Freud, 3-6 yaş aralığında hayali arkadaşların normal olduğunu söyler. Tıpkı Albay Hüsamettin gibi... "Ben çocukları sevmiyordum; onları çok aptal buluyordum. Allah'tan ben çocuk olmamıştım." der Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar'da. Belki de yazdıklarının bir kısmı yaşayamadığı çocukluğundan kaynaklanıyordu. Bu yönüyle Tehlikeli Oyunlar, biraz da yaşanamamışlıkların ve hayal kırıklıklarının romanı gibi geliyor bana. Anlatım bakımından Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar'a oldukça benziyor. Ancak konu bakımından farklı eserlerdir. Tutunamayanlar, Oğuz Atay'ın memleket meseleleriyle ilgilenilen yıllarda tanıdığı insanları ve çevreyi konu alır. Ancak bunu doğrudan anlatmak yerine, o çevrenin eksiklerini, çelişkilerini ve insanlarını alaycı ama aynı zamanda acı bir bakışla eleştirir. Tehlikeli Oyunlar ise daha çok kadınlarla ilişkiler, duygusal çatışmalar ve insanın karmaşık iç dünyası üzerine kuruludur. Romandaki düşünceler ve
İnceleme
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
SPOİLER UYARISI sonunun kötü biteceğini bile bile spoiler yememe rağmen okuyup ağlamıştım "History hates lovers" çiftiydi cidden, akhilleus kadar kendime benzeyen çok az karakter gördüm ve akhilleus olarak bende patroklos'a aşık olurdum. Fazla gururub nasıl topuğa sıktığını ve toprağa götürdüğünü anlatan bir kitaptı gerçekten okurken patroklos' un her cümlesini çizmek istedim ve keşke akhilleus hep o 16 yaşındaki akhilleus olarak kalsaydı. Paris ve Apollon bende uzak bir süre uzak durun hepinizden nefret ediyorum siz olmasaydınız daha mutlu bir kitap olurdu diyecektim ki... aklıma tarihi sadece mutsuzları yazdığı geldi :( keşke kitaptaki akhilleus ve patroklos'a sarılabilseydim ikiside harikaydı (bazı istisnaları atlıyorum lütfen... patroklos gibi şizofrene bağlayacam...) kısacası bu ikisine arkadaş diyenleri boğarım ciddiyim VE akhilleus diğer kitapları okuduğum da senden nefret etmeyecem söz sonuçta senin de ömrün azdı ve ilerde bir kahraman olarak anılmak istitordun. Ama senin o savaş alanınsaki değişimini okurken sanki kendi çocuğumu askere vermiş gibiydim
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2019 24. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2019 00:00
Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğine bir @ithakiyayinlari daha sığdırmanın mutluluğunu yaşıyorum. Kendisi aynı zamanda artık hepinizin bildiği üzere @okumacemberiolusturalim grubumuzun biten dördüncü kitabı. Henry James'i @ithakiyayinlari nın #karanlıkkitaplık basımından okudum. Sıralamaya göre 7. kitap. @isbankasikulturyayinlari basımı da mevcut. Yazarımız romanları, oyunları ve eleştiri yazılarıyla ünlü. #yürekburgusu da en önemli eserlerinden biri. Henüz izlemesem de beyaz perdeye uyarlandığını da öğrendim araştırmam esnasında. Konumuz bir korku hikayesi anlatımıyla başlıyor. Anlatıcı, olayı yaşayan mürebbiye tarafından kaleme alındığı söylenen olaylar zincirini okuyor aslında. Ama giriş kısmını geçip hikaye başladıktan sonra bizimle muhattap olan anlatıcı aradan çıkıyor. Mürebbiye ile baş başa kalıyoruz, onun ağzından dinliyoruz. Gördükleri gerçek mi? Yoksa kendi sanrıları mı? Sorup duruyoruz kitap sonuna kadar. Anlatımını sevdim, bazı yerlerde sürekli olan diyolaglar biraz kafa karıştırıcı olsa da hikayenin içine güzel yedirilmiş. Miles ve Flora iki çocuk karakterimiz. Amcalarının bakımına muhtaçlar ve onun tarafından tutulan söz konusu olan mürebbiye tarafından büyütülüyorlar. İyilik ve kötülük aynı beden üzerinden anlatılmış. Önce Flora üzerinden diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Sonlara doğru Miles üzerinden olduğunu anladım. King "son yüz senede yazılmış en iyi doğaüstü korku romanlarından biri" demiş. Sizi yerden yere vuracak olan korkudan bahsetmiyor tabi öyle bir beklentiye girmeyin. Ama psikolojik gerilimi olabildiğince hissedeceksiniz. Şahsen ben kitabı gece 2'de bitirdim. Daha doğrusu bitiremedim, son iki sayfa kala nefesimi tutmuş okuyordum ki elektrikler kesildi. Gözlerim karanlığa alışana kadar beklemek zorunda kaldım fakat hiç
Yürek BurgusuHenry James · İthaki Yayınları · 20182,371 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
El Kızı'nı bitirdiğimde içimde en çok kalan duygu hüzün oldu. Roman boyunca Nazan'ın yaşadığı yalnızlığa, çaresizliğe ve sürekli dışlanmasına tanık olmak beni derinden etkiledi. Onun için sık sık üzüldüm, hatta bazı bölümlerde çaresizliğine acıdım. Hacer Hanım ise uzun zamandır bir romanda karşılaştığım en öfke uyandıran karakterlerden biri oldu. Davranışlarını haklı çıkaracak bir neden bulamadım ve Nazan'a yaşattıklarını okurken sık sık sinirlendim. Romanın ortalarında hikâyenin yön değiştirmesi bana sanki iki farklı kitap okuyormuşum hissi verdi. İlk bölümde Nazan'ın hikâyesine öylesine bağlandım ki ondan uzaklaşmak istemedim. Bu yüzden kitabın sonunda en çok merak ettiğim şeylerden biri Hacer Hanım'ın akıbeti oldu; keşke yazar bu konuya biraz daha yer verseydi. Buna rağmen Orhan Kemal, karakterlerini ve onların duygularını öyle canlı anlatıyor ki kitap bittikten sonra bile Nazan'ı düşünmeye devam ettim. El Kızı, bende hüzün, öfke ve merhamet duygularını aynı anda uyandıran, unutulması kolay olmayan bir roman oldu.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 1. kitabı
Aman aman bir kitap değil ancak merakı olanlar okuyabilir, düşünce ve davranışlarının derinlikleriyle ilgili fikir edinebilirler. Özetle biraz seküler bir bilim çerçevesinde işlenmiş, insanların sahip oldukları koca BENliklerinden bahsederek küçük benliklerine dönmeleri gerektiğini vurguluyor.
İnsan ve Duygular
Ben Değeri TiryakiliğiA. Kadir Özer · Aura Kitapları · 2018527 okunma
9/10
·88 syf.··
2026 85. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:15
Bazı yazarlar var ki, her okuduğumda yeniden kendine hayran ediyor, tüm kitaplarını okuyup bitirmeliyim hissi bırakıyor. Sema Kaygusuz’un anlatılarındaki kurgu kıvraklığı, gündelik olanın içine sızan tekinsizlik ve dilin yer yer pürüzlü, yer yer yoğun dokusu birleşince metinler güçlü bir okuma hazzı veriyor. Dili kullanmadaki ustalığı, metnin sadece bir anlatı olmaktan çıkıp başlı başına bir deneyime dönüşmesini sağlıyor. Bu kitabı da, tıpkı diğerleri gibi, aynı hayranlıkla okudum ve çok sevdim. Bu arada Storytel'den dinledim, harika seslendirme için ayrıca Tilbe Saran'a teşekkür ederim
Sandık LekesiSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 20211,266 okunma
Reklam
Reklam